Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/16055 E. 2012/13457 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/16055
Karar No
2012/13457
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ... sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren, davacının tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen kasten veya ihmal ile usulsüz işlemlerle, olumsuz davranışlarda bulunduğunu iş sözleşmesi bu sebeplerle feshidildiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece fesih gerekçesinin vicdani kanı oluşturacak şekilde ispat edilemediği, feshin son çare ilkesine uyulmadığı grekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara ... açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının davalı banka şubesinde iş geliştirme uzmanı olduğu 24.7.2010 tarhli fesih bildiriminde davacının ......,Şubesindeki performansı düşük olduğundan ....., Şubesine nakil olduğu, talimatlara aykırı müşteri güncellemesi yaptığı, müşteri ile alacak-borç ilişkisine girdiği ve bu konuda şikayet edildiği, görevi ile ilgili uyarıları takip etmediği ve performansının yetersiz olduğu gerekçesi ile iş sözleşmesinin sonlandırıldığı anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı hakkında 10.6.2010 tarihinde çalışma planına uymadığından sözlü uyarı yapıldığı, 07.06.2010 tarihli müşteri şikayetinde müşterinin kredi almayınca davacı tarafından kendisine ... parası olarak 100 TL maaşı ile ödemek üzere borç verildiği, ancak maaş günü gittiğinde maaşının bloke olduğunu alamayınca şubeye gittiğinde davacıya yönlendirildiği ve davacının maaşını getirerek içinden alacağını aldıktan sonra ödediğini ve kendisine makbuz imzalatıldığı kanunsuz bu işlem için şikayette bulunduğunu belirttiği, 22.01.2010 tarihli şikayet dilekçesinde müşterinin 15.000 TL kredi için diğer şubelere göre davacının daha fazla masraf çıkadığını bu sebeple kredisini iptal ederek diğer şubeden işlem yapmak zorunda kaldığını belirttiği, şirket çalışanı tarafından atılan mailde davacının bilgi güncelleme formu doldurup göndermeden telefonla baskı yaparak güncelleme yapmak istediğinin belirtildiği tüm bu davranışlar birlikte değerlendirildiğinde davacının bankanın itibarını ve çalışma kurallarını çok gözetmeden çalıştığı bu davranışların iş sözleşmesinin feshi için geçerli sebep oluşturacağı gözetilmeksizin davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi bozma sebebidir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1,200.00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 14.06.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi KARŞI OY Davacının feshe dayanak yapılan eylemleri değerlendirildiğinde, basit bir ihtarla tekrarı engellenebilecek, her çalışanın günlük yapabileceği kusurlar seviyesinde kaldığı, geçerli fesih sebebi boyutuna ulaşacak ağırlıkta olmadığı kanaatinde olduğumdan mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/16055, K. 2012/13457, T. 14.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-16055-e-2012-13457-k-0358792da5f2