Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/15542 E. 2012/16758 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/15542
- Karar No
- 2012/16758
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş akdinin davalı tarafından davacının 22/07/2009 tarihinde kullandığı tramvay aracı ile seyir halindeyken meydana gelen kaza sonucu bir yayanın ölümüne neden olmak nedeniyle feshedildiğini, trafik kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere meydana gelen kazada kusurun tamamının yayada olduğunu, kazaya neden olan yayanın sağır ve dilsiz olduğunun daha sonra anlaşıldığını, müvekkilinin sendika üyesi olduğunu, TİS'in 52. maddesine göre hasarın oluşumuna neden olan olayda makinistin kusurunun 6/8 veya daha az olması halinde zararın işverence karşılanacağının belirtildiğini, iş sözleşmesinin geçerli ve haklı neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, davacının iş akdinin 22/07/2009 tarihinde kullanmakta olduğu 722 nolu tramvay aracı ile Kabataş-Zeytinburnu hattında seyir ederken üniversite durağı yaya geçidinde hız limitine uymadığı, kavşağa kontrolsüz girdiği ve dikkatsizlik sebebiyle ölümlü trafik kazasına neden olduğundan ve müvekkiline 3.065, 60-USD zarar ile sefer iptali ve tehirleri sebebiyle de 1.792,00-TL işletme zararına neden olduğundan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2-ı maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece,davalı işverence iş akdi, davacının kullanmakta olduğu tramvay aracıyla seyir halindeyken bir yayaya çarpması sonucu ölümüne neden olmaktan dolayı feshedilmiş ve Asliye Ceza Dosyasında davacının tam kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, bu olayda Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından oluşturulan bilirkişi kurulu raporuna göre, tramvay aracının fren sistemindeki noksanlıklar, sinyalizasyon noksanlıkları, yayanın kusurunun etkili bulunduğunun belirtildiği gibi, davacının üyesi olduğu işçi sendikası ile davalı işveren arasında yapılmış olan TİS'in 52/b maddesine göre davacının 6/8 ve daha az kusuru bulunması halinde maddi hasarların işverence karşılanacağı düzenlendiğinden davacının kusurunun da 6/8 den fazla olmadığı kanaatine varıldığından iş akdinin geçerli bir nedene dayanmadan feshedildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık iş akdinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır. 4857 sayılı Kanun'un25/II . maddesinde, "Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: A) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. B) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. C) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. D) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi. E) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. F) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. G) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. H) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. I) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması." hallerinde iş akdinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Dosya içeriğinden, davacının 01.01.2005—24.08.2009 tarihleri arasında vatman olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin, 24.08.2009 tarihli fesih bildirimi ile, davacının22/07/2009 tarihinde ölümlü kazaya karıştığı, kaza ile ilgili hazırlanan teknik rapora göre hız limitine uymadığı, kavşağa kontrolsüz girdiği ve dikkatsizlik sebebiyle ölümlü trafik kazasına neden olduğu, kaza nedeniyle tramvay aracında 3.065,60-USD zarar ile sefer iptali ve tehirleri sebebiyle de 1.792,00-TL işletme zararına neden olduğu, belirtilerek 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi gereğince feshedildiği, Ceza Mahkemesinde alınan Öğretim Üyesi Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 08.02.2010 tarihli raporda, davacının kazanın olduğu kavşağa 30-35 m mesafede iken araçlara kırmızı, yayalara yeşil ışığın yandığı, diğer araçların durduğu, maktülün Aksar-Beyazıt güzergahındaki yolu geçtiği, Beyazıt tarafından gelip Aksaray istikametine giden araçlarında durduğunu görerek tramvay yoluna girdiği, sanık yönetimindeki tramvayın maktüle çarptığı, davacının kavşağa yaklaşırken dikkatli olması halinde yolda seyreden araçların durduğunu görebileceğinden dikkat etmesi halinde kendisinede kırmızı yandığını görebileceği, diğer araçların durduğu gözönüne alınırsa davacının dalgın olduğu, bu durumu farketmediği için seyrine devam ettiği, kendisine kırmızı ışığın yandığını angılamadığı, kazanın da buna bağlı olarak meydana geldiği, KTK nun 47/d, 52/b maddelerini ihlal ettiği, kırmızı ışık ihlalinde bulunduğu asli ve tam kusurlu olduğu, maktülün sağır ve dilsiz olduğu, ancak bu yörede çalıştığı, zihinsel fonksiyonlarının normal olduğu, olay mahallinde araçlara kırmızı ışık yandığı için araçların durduğu bir sırada yaya geçidinden yolu geçtiği anlaşıldığından kusurlu olmadığının tesbit edildiği, İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/819 E, 2010/264 K sayılı dosyasında, davacı hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açıldığı, Mahkemece davacının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Yargıtay temyiz incelemesi aşamasında olup kesinleşmediği, davacının Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden kazaya ilişkin tesbit talebi üzerine iki makine mühendisi bilirkişisi tarafından hazırlanan 31.08.2010 tarihli raporda, sürücünün kaza sonucuna teknik açıdan sürüş hızı nedeniyle frenleme zamanı ve uyguladığı fren tipi nedenleriyle etkisinin olmadığı, tramvay aracının şartnamesindeki servis freni ve acil fren ivmelerini sağlayamadığı, sağlasaydı yayaya çarpmayacağı, tramvay dizininde, araçların fren sisteminde, enerji sisteminde ve otomasyon sisteminde kaza sürecinde bir arızanın varlığının kesin olduğu, verilerin eksikliği nedeniyle arızanın yeri ve niteliğinin belirlenemediği, fren devrede lambasının 40 km hızın üzerinde yandığı, lambanın yanması dosya verilerine göre dinamik fren arızası bildirimi olduğu, yayanın duyma engelli oluşu, tedbirsiz davranışı, trafik kurallarına uymayışı kaza sonucuna yol açan nedenlerden olduğu, maktülün tramvay yoluna girmeden önce yaya trafiğine kırmızı yandığı, araçlara ise yeşil yandığı, maktülün iterek sürdüğü market arabasının yayanın ileri hareketini kısıtlayarak kazaya etkide bulunduğu, yol açısından yol işaretlemesinde yaya geçidi öncesinde uygun mesafede hız sınırı levhası ve yaklaşım levhaları bulunmayışının kazaya etken olduğu vb hususların tesbit edildiği, kaza tesbit tutanağında, ... beyanı ve olay yeri incelemesi sonucu, kazanın oluşumunda yayanın yola birdenbire çıkmak kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, TİS : 52/b maddesinde, trafik kazalarında makinistin kusuru 6/8 veya daha az ise kaza sonucu ... maddi hasarlar işverence karşılanır hükmünün düzenlendiği, işverence hazırlanan hasar raporunda, tramvay aracında 3.065.50 USD zarar ve sefer iptalleri ve tehiri nedeniylede 1.792 TL işletme zararı olduğunun bildirildiği, işverence düzenlenen kusur raporunda, davacının kavşağa 45 km hızla yaklaştığı, 20 km hız limitini aştığı, 28 m sonra durabildiğinin tesbit edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının iş sağlığı ve güvenliği kurallarını tehlikeye düşürecek şekilde yüksek hızla tramvayı kullanarak kazaya sebebiyet verdiği açıktır. Ceza davasında alınan kusur raporu ile işverence olay ile ilgili yapılan soruşturma belgelerinden ve işyeri belgelerinden bu durum açıkça anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı tarafından Sulh Hukuk Mahkemesinden alınan ve işverenin delilleri değerlendirilmeyen, raporda birçok konunun belge ve bilgi sunulmadığı için incelenemediğinin belirtildiği, davacının sunduğu bilgi ve belgelere göre hazırlandığı anlaşılan bilirkişi raporu dikkate alınarak feshin geçersizliğine karar verilmesi hatalı olmuştur. Davacının kusurlu davranışı sonucu işvereni maddi kayba uğrattığı dikkate alındığında 4857 sayılı Kanun'un 25/II-ı maddesince iş akdinin haklı nedenle feshi şartlarının oluştuğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 110,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.