Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/12660 E. 2012/13569 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/12660
- Karar No
- 2012/13569
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshi için yöneticiler tarafından sebep yaratılmaya çalışıldığını, kısa sürede bitirilmesi imkânsız olan işlerin davacıya yükleyerek işin bitirilmediği iddiası ile yazılar gönderildiğini, davacının mecburi izne gönderilerek işyerine girmesine engel olunduğunu, bordrolara ihtirazi kayıt koyması üzerine davacıya ikaz cezası verildiğini, iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak 18.05.2010 tarihinde son verildiğini beyanla, feshin geçersizliğine, davacının işine iadesini, işe başlatılmaması halinde sekiz aylık, boşta geçen süre için de dört aylık ücreti tutarında tazminata hükmedilmesine ve diğer haklarının faizleri ile birlikte ödenmesine karar verilmesini, Davalı vekili ise; davacının muhtelif tarihlerde verilen görevleri süresinde ve gereği gibi yapmadığını, konuya ilişkin savunmalarının alındığını, kınama cezası verildiğini ve yazılı olarak uyarıldığını, disiplin kurulu kararı ile görev yerinin değiştirildiğini, geçmiş dönemlerden kalan birikmiş izinlerinin şirket politikası ve yönetim hakkı gereğince kullandırılmak istenildiğini, davacının izin kullanmayı kabul etmeyerek işyerinde bulunacağını ihtarname ile bildirdiğini, daha sonra kamuya geçmek istediğini bildirir bir dilekçe vererek hastaneden yirmi gün istirahat aldığını, özlük haklarında aracı kullandığını, bordrolara işçi ve işveren arasındaki güven ilişkisini zedeler nitelikte ihtirazi kayıt koyduğunu, davacıdan verim alınamadığını, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından çekilmez hale geldiğini, iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17-21 maddeleri kapsamında, ihbar ve kıdem tazminatları da ödenmek sureti ile geçerli sebeple feshedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece; işverenin, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini kanıtlamakla yükümlü olduğu, iş sözleşmesinin feshinin son çare olarak düşünülmesi gerektiği, işverenin fesih sebebi ile bağlı olduğu, davacı hakkında verilen uyarı, kınama ve ikaz cezalarının yerinde olduğu kabul edilse dahi üzerinden bir yılı aşkın süre geçtikten sonra cezası verilen işlemlerin feshe konu edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İş güvencesi hukukunda feshin son çare olması, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedilmesi halinde bu hususun işverence ispat edilmesi gerektiği, disiplin cezası ile yaptırıma ve bir sonuca bağlanmış olan bir eylemin daha sonra feshe konu edilemeyeceği tartışmasız ise de; bir işyerinde uygulanan disiplin kurallarının işçiyi cezalandırmak veya iş sözleşmesinin feshine zemin hazırlamak amacını taşımadığı, söz konusu kuralların işyerinde disiplin, düzen ve verimin sağlanması amacıyla uygulandığı, temel amacın istenmeyen davranışların tekrarlanmasının önüne geçilmek olduğu, işyeri düzeninin disiplin cezaları ile sağlanamaması halinde son çare olarak feshe başvurmanın hukuka aykırı olmadığı, disiplin cezası ile önlenemeyen bir davranışın tekrarlanması halinde iş sözleşmesinin feshi yoluna gidilebileceği, somut olayda, davacının birbirine çok yakın olmayan tarihlerde birden fazla disiplin cezası aldığı, verilen görevleri süresi içinde yerine getirmediği, senelik izin kullanımında işverenin yönetim hakkının bulunduğu, bu hakkın açıkça kötüye kullanılmaması halinde işçinin uyma zorunluluğu bulunduğu, davacının çalışma süresine yayılan tutum ve davranışlarının bir bütün halinde incelenmesi halinde iş sözleşmesinin işveren tarafından sürdürülmesini oldukça güçleştirdiği, dolayısıyla işverenin son çare olarak feshe yönelmesinin hukuka aykırılık teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Anılan sebeplerden dolayı, davacıya atfedilen ve ... olduğu dosya kapsamından da anlaşılan tutum, davranış ve eylemlerden dolayı davanın reddi yerine hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi bozmayı gerektirir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 50,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 15.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.