Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2011/10263 E. 2012/4880 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
22. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10263
Karar No
2012/4880
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından yaşlılık aylığı almaya hak kazanması nedeniyle ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini, işçinin davranışlarından ya da işin gereklerinden kaynaklanan haklı veya geçerli bir feshin söz konusu olmadığını, davacının davalı işyerinde çalıştığı süre boyunca işini gerektiği şekilde yerine getirdiğini, düşük performans veya işyeri kurallarına uymama gibi nedenlerle herhangi bir uyarı almadığını, feshin son çare olması ilkesine de uyulmadığını, ayrıca müvekkilinin 50 yaşında olduğunu, zorunlu emeklilik yaşında olmadığını, fesih işleminin geçersiz olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine, müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarının belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davacı işçinin 23.07.2010 tarihinde Kocaeli ... Müdürlüğüne yaşlılık aylığından yararlanmak üzere başvuru yaptığını, akabinde davacıya emeklilik aylığı bağlandığını, içtihatlara göre, ihbar tazminatı ödenmeden önce önel süresi içinde işçinin emeklilik başvurusunda bulunması durumunda iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedilmiş sayıldığının ve işe iade davası açma hakkının bulunmadığının kabul edildiğini, 23.07.2010 tarihli emeklilik başvurusu akabinde de 27.07.2010 tarihinde davacıya ihbar tazminatının ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin 16. Dönem toplu iş sözleşmesine göre yasal hakları ödenmek suretiyle sona erdiğini, fesih işleminin haklı ve geçerli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının işyerinde çalışmaktayken Kocaeli ... İl Müdürlüğüne müracaat ederek emeklilik talebinde bulunduğu ve ardından işverene başvurarak ihbar tazminatının yürürlükteki toplu iş sözleşmesi düzenlemesine göre uygulanmasını talep ettiği ve 27.07.2010 tarihinde davacıya işverence bu hükme göre ihbar tazminatı ödendiği, işçinin serbest iradesiyle emeklilik başvurusunda bulunduğu, kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı ve toplu iş sözleşmesinin ihbar tazminatına yönelik düzenlemesinden faydalandığı, işverenin davacı üzerinde emekliliğe hak kazanması nedeniyle dilekçe vermesi konusunda doğrudan bir baskısı olmadığı, işverenden kaynaklanan ve feshi geçersiz kılan bir sebep bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Emeklilik işlemi tek taraflı bir irade beyanıdır. İş sözleşmesi işveren tarafından feshedilen işçinin, yaşlılık aylığına hak kazanmış ise bu hakkı elde etmek için kurumuna başvurması doğaldır. Bu başvuru işverenin tek taraflı fesih irade beyanını ortadan kaldırmadığı gibi, davacının bu feshe karşı 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden de yararlanmasını engellemez. İşçinin bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumuna yaşlılık aylığı almak için başvurusunun, ücretsiz kalan işçinin sosyal güvenliğini sağlamaya ilişkin bir hukuki işlem olarak kabulü gerekir. Emeklilik olgusu davacı işçi ile bağlı bulunduğu kurumu ilgilendiren bir sosyal güvenlik hukuku işlemidir. Sosyal güvenlik hukukuna ilişkin hukuki bir sonucun bireysel iş ilişkilerini doğrudan etkilemesinin kabulü uygun değildir. Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi işverence 22.07.2010 tarihli bildirimle, işyeri gereklerinden kaynaklanan nedenlere dayanılarak feshedilmiştir. İşçinin bu bildirimin ardından 23.07.2010 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yaşlılık aylığı tahsisini talep etmesi, yukarıda açıklandığı şekilde sosyal güvenlik hukukunun kendisine tanıdığı bir hakkın kullanılması niteliğindedir. Feshin geçerli nedene dayandığı da ispat yükü kendisinde bulunan davalı işverence kanıtlanamadığından, işe iade isteğinin kabulü gerekir. Mahkemece hatalı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE, 3-Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının emeklilik durumu da dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine, 4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna, 5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan 30,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, oybirliğiyle 19.03.2012 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, E. 2011/10263, K. 2012/4880, T. 19.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-22-hukuk-dairesi-2011-10263-e-2012-4880-k-944e2d274992