Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2009/5206 E. 2009/8258 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 20. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/5206
- Karar No
- 2009/8258
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine 01.01.2004 tarihli dilekçesiyle ... beldesi 1589 ada 2 ve 5 parsel sayılı taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1988 yılında yapılıp kesinleşen 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulamasıyla bu bölümün Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığından söz ederek tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kesinleşen orman kadastro sınırları içindeyken yine kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.11.1975 tarihinde yapılan ancak ilen edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılına yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış yada herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayıl Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 ila 21.09.1970 tarihinde arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. Arsa niteliğinde ve sırasıyla 600 m2 ve 590 m2 yüzölçümündeki tapuda davalı adına kayıtlı olan çekişmeli parseller, genel kadastroda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle kadastro tesbiti ... adına itirazsız kesinleşen 11300 m2 yüzölçümündeki ... ... köyü 297 sayılı parsel ile Hazine adına tapuya tescil edilen 7141 m2 yüzölçümündeki 1620, 1461 m2 yüzölçümündeki 1621 sayılı parsellerin 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifrazıyla oluşmuş, ... ... köyü 297 ve 1621 sayılı parsellerdeki payı nedeniyle ... adına tapuya tescil edilmiştir. 1) Mahkemece kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli parsellerin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1989 yılında yapılıp kesinleşen 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenip, Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine -2- 2009/5206-8258 uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığı, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmadığı, makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmeyeceği, Orman tahditi içinde kalıp devlet ormanı olan taşınmazın bu niteliğini koruduğu sürece her hangi bir kurum yada kişi tarafından tapu kaydı oluşturulamayacağı, bu nedenle hiçbir yasal ve hukuki dayanağı bulunmadan ihdasen oluşturulan kayıtlarına değer verilemeyeceği, Uzman orman ve ... bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazların daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu göz önünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet ... kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet ... kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.'nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki "iyi niyetle edinme" kuralının da uygulanamayacağı, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde 2981 ve 3194 Sayılı Yasa uygulaması yapılacağı konusunda hiç bir yasa hükmü bulunmadığı aksine, 3194 Sayılı İmar Yasasının 4. Maddesindeki "... diğer özel yasalar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu (imar) yasanın özel yasalara aykırı olmayan hükümleri uygulanır" hükmü ile 2981 Sayılı Yasanın 3290 sayılı Yasa ile değişik Geçici 2. Maddesinin (e) bendi hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesinin 27.09.1995 gün ve 1995/13-51 Sayılı kararı ve H.G.K.'nun 07.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 Sayılı kararı ile kabul edilen "... kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutularak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkileri olmadığı, başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları kararların yok hükmünde, buna dayanan tescilinde, M.Y.'nın 1024.(932.) maddesi gereğince yolsuz tescil niteliğinde olduğu, Anayasanın 169 ve 170. maddelerindeki 2924 Sayılı Yasada ve 3402 Sayılı Yasanın 16/D maddesinde özel olarak düzenlenen Devlet Ormanları ve nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin özel yasalarına tabii olduğu, H.G.K'nun 24.03.1999 gün 1999/1-170-167 ve 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 kararlarında belirtildiği gibi, aslında özel mülkiyete konu olmayan taşınmazlar her nasılsa tapuya tescil edilmiş olsa bile, bu durum taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden tescil işlemi yok hükmünde olup, bu tür taşınmazlar hakkında M.Y.'nın 1023. (931.) maddesinde belirtilen iyi niyetle iktisap iddiasında bulunulamayacağı, yasalarımızın, nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevini Adliye Mahkemelerine verdiği(M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 -3- 2009/5206-8258 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı hususları gözetilerek, çekişmeli 1589 ada 5 sayılı parselin 297 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen bölümü için Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, Karar tarihinden sonra, 27.01.2009 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. Maddesiyle, 6831 Sayılı Yasaya eklenen Ek.10. Maddesi uyarınca, Orman Yasasının; 20.06.1973 tarih ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. Maddesi, 23.09.1983 tarihli 2896 ve 05.06.1986 tarihli 3302 Sayılı Yasalarla değişik 2. Madde 1. Fıkra (B) bendi uygulamaları ile orman sınırları dışına çıkarılan yerler, çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemeyeceğine, yasa hükmü“orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği tarihten itibaren” denmek suretiyle, orman dışına çıkarma tarihine kadar geriye yürütüldüğüne göre, davalı tarafın 1589 ada 5 sayılı parselin 297 sayılı parselden ifraz edilen, başka deyişle 297 parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü için yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Davalı tarafın, çekişmeli 1589 ada 2 sayılı parselin tamamı ve 1589 ada 5 sayılı parselin 1620 ve 1621 sayılı parsellerden 2981 Sayılı Yasa hükümlerine göre ifraz edilen bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 1589 ada 2 sayılı parselin tamamen, 158 ada 5 sayılı parselin ise kısmen ifraz edildiği ... ... köyü 1620 ve 1621 sayılı parsellerin 2924 sayılı yasa hükümlerine göre Hazine adına tesbit edilip, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre hak sahibi olarak belirlenen kişilere satıldığı, bu şekilde devlet ormanı ve 2/B Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanlarla ilgilerinin kalmadığı, bu parsellerin oluşumuna esas Hak Sahiplerini Tesbit Komisyonu, Rayiç Değeri Belirleme Komisyonu ve Satış Komisyonu gibi idari birimlerin kararları iptal edilmeden bu parsellerin tapu kayıtlarının iptalinin istenemeyeceği gözetilerek, öncelikle daha önce keşfe katılan ... bilirkişiye çekişmeli 1589 ada 5 sayılı parselin, 297 sayılı parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü ile 1620 ve 1621 parseller içinde kalan bölümlerinin infaza olanak veren, ülke koordinat sistemine göre ölçekli ifraz krokisi düzenlettirilip, 1589 ada 2 sayılı parselin tamamına ve 1589 ada 5 sayılı parselin 1620 ve 1621 sayılı parsellerden ifraz edilen bölümüne ilişkin davanın reddine, 1589 ada 5 sayılı parselin 297 parselin çap krokisi sınırları içinde kalan bölümü için açılan davanın ise kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: 1- Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle davalı gerçek kişinin çekişmeli ... Beldesi 1589 ada 2 sayılı parselin, ... ... köyü 297 sayılı parselin çap sınırları içinde kalan bölümüne yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle, çekişmeli Yaşilbayır Beldesi 1589 ada 2 parselin tamamı ve 1589 ada 5 sayılı parselin, ... ... Köyü 1620 ve 1621 sayılı parsellerin çap sınırları içinde kalan bölümlerine ilişkin hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 14.05.2009 günü oybirliği ile karar verildi.