Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2006/12765 E. 2007/16747 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
20. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/12765
Karar No
2007/16747
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki orman sınırlamasına itiraz ve 2/B şerhinin iptali davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve Orman Bakanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... Köyü 577 parsel sayılı 78400 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1961 tarih 32 nolu tapu kaydı revizyon gösterilerek zeytinlik niteliğiyle ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Daha sonra satış yoluyla davacılara geçmiştir. Davacılar H. ... ... ve ... taşınmazın 3573 Sayılı Yasaya göre verilen zeytincik tapusu bulunduğunu, yörede 1994 yılında yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasından sonra ve tapunun beyanlar hanesindeki 2/B madde şerhi konduğundan bu şerhin iptali iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece "davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman sınırı içine alınmasına ilişkin yapılan orman kadastro işleminin iptaline, tapunun beyanlar hanesindeki 2/B şerhinin silinmesine" karar verilmiş, hüküm davalı ... ve Orman Bakanlığı adına Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman sınırlamasına itiraz ve tapu kaydı üzerindeki 2/B şerhinin iptaline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 23.06.1994 tarihinde ilan edilip kesinleşen orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Dava konusu ... Köyü 577 sayılı parsel 1973 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 78400 m2 yüzölçümünde ve zeytinlik niteliği ile Aralık 1961 tarih 32 numaralı zeytincilik tapusu dayanak gösterilerek ......, adına tesbit edilerek tapuya tescil edilmiş, 1994 yılında ... ... ve ... adlarına 1/2 pay oranıyla satılmıştır. Yörede yapılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının kesinleşmesinden sonra tapu kaydının beyanlar hanesinde "6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarılan sahada kalmaktadır" şerhi konulmuştur. Keşifte dinlenen uzman orman bilirkişiler kurulu ve ziraat bilirkişi, düzenledikleri raporlarda, çekişmeli taşınmazın eğiminin % 20-70 arasında ve üzerinin halen ve eylemli olarak pırnal meşesi, katran ardıcı, karaçalı, yabani ... (Delice) gibi ... bitki örtüsü ile kaplı olduğunu, batı kısmında yaklaşık 70 adet 60-70 yaşlarında münferit dağılımlı ... ağaçları bulunduğunu, taşınmazın 1952 yılında yapılan tevzii sırasındaki orman vasfını aynen korduğunu, temizlenerek üzerindeki yabani ... (delice) ağaçlarının aşılanmadığını ve imar-ihya edilmediğini zeytinlik haline dönüştürülmediğini, 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğunu, 3573 Sayılı Zeytincilik Yasasına dayalı olarak zeytincilik tapusunun oluşturulduğunu, 23.06.1994 tarihinde ilan edilen orman kadastro çalışmalarında Devlet ormanı olarak sınırlandırıldığını açıklamışlardır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Köyünde 20 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından 1993 yılında yapılarak 23.06.1994 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulanmasına ilişkin çalışmalar sırasında düzenlenen orman kadastro tutanağının 29. daktilo sayfası ve 56-57 el yazılı sayfalarında aynen; "... ve ... Gürsoy'a ait 29 ve 30 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 593- 594 nolu parselleri), Zeytincilik parselasyonundaki sahipsiz 31 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın Hazine adına 592 nolu parseli), ... 'ya ait 43 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 579 nolu parseli), ... 'ya ait 44 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 578 nolu parseli), ... 'a ait 48 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 577 nolu parseli), ... 'a ait 39 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 555 nolu parseli), ... 'a ait 49 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 547 nolu parseli), ... 'na ait 51 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 519 nolu parseli), ... 'a ait 52 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 518 nolu Hazine adına parseli), ... 'ye ait 59 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 521 nolu parseli), ... 'ya ait 60 nolu zeytincilik parseli (Tapulamanın 466 nolu parseli), parselleri 1952 yılındaki tevzii sırasındaki orman vasıflarını aynen korudukları, temizlenip delicelerin aşılanmamış olduğu, 3573 Sayılı Yasa ve 1940 tarihli Nizamnamesi amaçlarına uygun olarak kullanılmadıkları, imar ihya edilerek mahsuldar zeytinlik haline getirilmedikleri, halen mahsuldar zeytinlikle uzaktan yakından hiçbir ilgisi bulunmadığı ve içinde hiç aşılı ... olmadığı görülmüştür. Ancak, 3573 Sayılı Yasa, orman veya ... dağıtımı öngören bir Yasa olmayıp, yabani zeytinliklerin aşılanmasını, zeytinciliğin ıslahını ve geliştirilmesini amaçlayan bir yasadır. Bu yasa hükümlerine göre çıkarılan 1940 tarihli Nizamnamenin 17. maddesi hükmü Zeytincilik Yasasına göre verilen yerlerin başka bir amaçla kullanılmasını yasaklamıştır. Bu amaçla verilen yerlerin 3573 Sayılı Yasanın tayin ettiği koşullara uygun olarak aşılanmak, imar ve ıslah edilerek mahsuldar zeytinlik haline getirilmesi esastır. Bu koşulların yasanın belirlediği süre içinde gerçekleştirilmesi zorunludur. 3573 Sayılı Yasada öngörülen amacın gerçekleşmemesi halinde mülkiyet iddiasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Yargıtayın 14. Hukuk Dairesinin 27/10/1993 gün ve 1983/6441-6551 sayılı kararı ile diğer kararları vardır. Bu nedenle yukarıda belirtilen parsel sahipleri 3573 Sayılı Yasa ve 1940 tarihli Nizamnamede belirtilen amacına uygun olarak Yasada öngörülen aşılama, imar ve ihya koşullarını süresi içinde yerine getirmedikleri halde yolsuz olarak tapu almışlardır. Bu yerler halen orman niteliğini taşımaktadır. Yasada belirtilen amaca uygun olarak kullanılmamaktadır. Bu nedenle, bu kişilerin mülkiyet iddiasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Bu parsellerin orman olarak sınırlandırılmasına ve tapularının iptali için Orman Genel Müdürlüğü mahalli birimine bilgi verilmesine oy çokluğu ile karar verildi." görüşlerine yer verilerek orman kadastro tutanağı düzenlenmiştir. Zeytinciliğin Islahına ve Yabani Zeytinlerin Aşılattırılmasına dair 28 Şubat 1940 tarihli Tüzüğün 17. maddesi "Aşılanmak için verilen yerler ne maksatla olursa olsun esas zeytinlikten maada hiçbir şekle konulamaz. Aksi takdirde verilen mezuniyet sakıt olur ve saha geri alınır", 23.06.1994 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması hakkındaki Yönetmeliğin, "Makilik ve Yabani Zeytinlik Sahalarda Orman Kadastrosu" başlıklı 28. maddesi ise, "Madde 28- Orman kadastro komisyonlarınca; a) Evvelce makiye tefrik edilen fakat tevzii yapılmayan sahalarla 6831 Sayılı Kanunun 1. maddesine giren ancak istisna bentlerine girmeyen ormanlık alanlar, b) Evvelce makiye tefrik edilip, çiftçiyi topraklandırma ve iskan mevzuatına göre tevzii yapılan, temlik kararı verilmiş ve tapuya bağlanmış sahalar içinde kalan ve yüzölçümü bir bütün olarak 3 hektardan büyük ormanlık alanlar, Devlet ormanı olarak sınırlandırılır. c) 3573 ve 6777 sayılı Kanunlara göre devlet ormanlarından tefrik edilmiş zeytinlik, sakızlık ve harnupluk sahalar için de (a) ve (b) bentlerindeki hükümler uygulanır. d) ... tefriki, delicelik sahaların tespiti, tevzii, temlik ve tapuya tescil işlemleri o günkü mevzuata ve tahsis amacına uygun olarak kullanıyor ise bu sahalar orman sınırları dışarısında bırakılır." şeklindedir. Somut olayda, çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresi 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bırakılmıştır. Taşınmaza ilişkin 3573 Sayılı Yasa uygulamasına dayalı olarak Aralık 1961 tarih 32 numaralı zeytincilik tapusu oluşturulmuştur. 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması hakkındaki Yasanın 2. ve devamı maddeleri ile 6831 Sayılı Yasanın 1/I maddesi gereğince Devlet ormanları içinde ve dışında kalan yabani ... sahaları tahsis, imar, ıslah koşulları yerine getirilip 3573 Sayılı Yasa uyarınca tapu kaydı oluştuğu takdirde ancak orman mefhumu haricinde kalırlar, bir başka anlatımla orman sayılmazlar. 28.02.1995 tarihinde yürürlüğe giren 3573 Sayılı Yasanın bazı hükümlerinin değiştirilmesi ve yürüklükten kaldırılmasına ilişkin 4086 Sayılı Yasa ile 3573 Sayılı Yasanın 2. maddesindeki "Devlet Ormanları içinde bulunan ve aşılı hale getirilecek olan bütün yabani zeytinlik sahaları" ibaresi Anayasanın 169. maddesindeki "31.12.1981 tarihinden önce bilim ve ... bakımından orman niteliğini kaybeden yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz" hükmüne aykırı olması nedeniyle yürürlükten kaldırılmış, aynı yasanın 3. maddesi ile de değiştirilerek "Beşyıl süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığı ... ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilenlere mahalin en büyük mülki amiri tarafından tapuları devredilir. Bu yolla verilen taşınmazlar hiçbir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz. Bu taşınmazlar; miras dahil hiç bir şekilde bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü hiç bir şekilde küçültülemez. Aksi takdirde Hazinece geri alınır. Bu hususlarda taşınmaz siciline gerekli şerh verilir. Bu maddeye göre verilen süre içinde aşılama, temizleme, dikim ve bakım işlemleri yapılmamış olursa verilen izin Bakanlıkça resen iptal edilir" hükmü getirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, uzman orman ve ziraatçi bilirkişi raporları ile dosya içindeki fotoğraflardan taşınmazın pırnal meşesi, katran ardıcı, karaçalı, Yabani ... (Delice) gibi ağaçlar ile kaplı ve eğiminin %20-70 arasında bulunduğu, orman ve ... muhafaza karakteri taşıyan yer olması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramından orman sayılan yerlerden olduğu, 1952 yılında tevzii sırasındaki orman vasfını aynen koruduğu, imar ve ıslah işlemleri yapılarak delicelerin aşılanmadığı, buna rağmen iktisabı haklı bir sebebe dayanmadan ve tapu kaydının tesis edildiği tarihteki mevzuaata uygun olmadığı halde, zeytincilik tapusunun yolsuz olarak oluştuğu anlaşılmaktadır. Medeni Yasa mülkiyet hakkının doğumunu nedene (illete) bağlı bir hukuksal işlem olarak kabul etmiştir. Medeni Yasanın sistemine göre; tescilin geçerli olabilmesi ve mülkiyet hakkının doğması için geçerli bir hukuksal nedene dayanması zorunludur. Geçerli bir hukuksal nedene dayanmayan tescil işlemi yolsuz tescil niteliğini taşır ve her zaman iptali istenebilir (Hukuk Genel Kurulunun 30/5/2001 gün ve 2001/1-464-470 sayılı ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 S.K.). Yolsuz tescille ayni hak kazanılmış olmaz (Prof. Dr. M.... Oğuzman, Prof.Dr.... Seliçi Eşya Hukuku 5.bası 1998 s.141). Öte yandan, doğal ... ve kaynak niteliğindeki ormanların, özel mülkiyet konusu olmasına yasal olanak yoktur. Bu tür yerler hakkında gerçek kişiler adına sicil oluşturulması da taşınmazın özde kamu malı olma niteliğini değiştiremez. (Yargıtay 1.H.D. 11/9/1989 gün ve 1989/8162-9365).Üzerinde tam kapalı eylemli orman örtüsü bulunan ve o tarihteki yasal mevzuata uygun olarak oluşturulmadığından tapu kaydı, yolsuz tescil niteliğinde bir kayıt olup özde kamu malı olan taşınmazın özel mülk olarak tescil edilmesi sahibine mülkiyet ... kazandırmaz. H.G.K.'nun 21.02.1990 günve 1989/1-700-101 ve 18.10.1989 gün ve 1-419/528 sayılı kararlarında kabul edildiği gibi, bu tür taşınmazlarda M.Y.'nın 1023 (931) maddesinde yazılı tapuya güven ilkesi ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre de uygulanmaz. Bu nedenlerle; 1994 yılında yapılan orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz ile çevresindeki bir kısım taşınmazların 1952 yılından önce ve sonra ve halen eylemli orman niteliğinde olduğu, yasanın amacına uygun kullanımında olmadığı ve 3573 Sayılı Yasada öngürülen amacın gerçekleşmemesi nedeniyle mülkiyet iddiasının dinlenme olanağı kalmadığı ve tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğu gözetilerek orman sınırları içine alınma işleminin Orman Yasasının ilgili hükümleri ile o tarihte yürürlükte bulunan Orman Kadastrosu Yönetmeliğinin 28. maddesine uygun olduğu anlaşılmaktadır. Taşınmaz 2/B madde işlemine konu edilmemiş, halen orman sınırı içinde kalmaya devam etmektedir. Orman sınırı içinde olduğu konusunda şerh verilmesi gerekirken, 2/B madde şerhi konulmuştur. Orman Yönetinin ya da Hazinenin isteği üzerine bu yanlışlık her zaman düzeltilebileceği gibi, tapu kaydının iptali de her zaman istenebilir. Tapunun oluşumunda mülki amirin ve ... Bakanının onayının bulunup bulunmadığı belli değil ise de, davanın mahiyetine ve bozma nedenlerine göre tapunun oluşumu yolsuz tescil niteliğinde görüldüğünden, bu konu ayrıca incelenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava konusu taşınmaz 1994 yılında orman kadastro çalışması sonucu orman sınırları içine alındığı halde, o tarihte eylemli orman olması nedeniyle orman rejimi dışına çıkartma (2/B madde) işlemine de konu edilmediği, davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın aplikasyonla orman sınırları içine alındığı gerekçesiyle de davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar ... ve Orman Bakanlığı adına Hazine vekili ile Orman Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 18.12.2007 günü oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2006/12765, K. 2007/16747, T. 18.12.2007, www.arakarar.com/karar/yargitay-20-hukuk-dairesi-2006-12765-e-2007-16747-k-a38cbb2c1c76