Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2053 E. 2025/8796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2053
- Karar No
- 2025/8796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/162 E., 2025/134 K. DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma İLK DERECE MAHKEMESİ : Nevşehir 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/1176 E., 2024/1012 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı karşı davalı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, aleyhine verilen maddî ve manevî tazminat ve aleyhine verilen yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1.Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince, "kadının, hakaret ve çocuk dövme,erkeğin ise evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme, Avrupa'ya gitme ve yerleşme hayali olduğu ve bu konuda eşiyle sıkça tartıştığı, eşinin rızası olmamasına rağmen yurtdışına gittiği ve orada yaşamaya başlaması", vakaları ispat edildiğinden erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın da kabulü ile tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına ve fer'îlerine karar verilmiştir. Karara karşı davacı karşı davalı erkek vekili istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne karşı davacı karşı davalı erkek vekili kusur, aleyhine verilen maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası yönünden temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Mahkemece her ne kadar asıl ve karşı davanın, "kadının, hakaret ve çocuk dövme, erkeğin ise evlilik birliğinin yüklediği yükümlülükleri yerine getirmeme, Avrupa'ya gitme ve yerleşme hayali olduğu ve bu konuda eşiyle sıkça tartıştığı, eşinin rızası olmamasına rağmen yurtdışına gittiği ve orada yaşamaya başlaması" vakalarının ispat edildiğinden erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğu gerekçesiyle kabul edilmiş ise de erkeğin yurt dışına çıkması vakası dilekçeler aşamasında ileri sürülmediği gibi ayrıca erkeğin yurtdışına çıkışı dava açıldıktan sonra gerçekleştiğinden erkeğe yurtdışına gitmesi vakasının kusur olarak yüklenilmesi hatalı olmuştur. Bu hale göre Mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen tarafların diğer kusurları birlikte değerlendirildiğinde, tarafların boşanmaya sebebiyet veren olaylarda eşit kusurlu oldukları anlaşılmıştır. Mahkemece bu husus gözetilmeden, hatalı değerlendirme sonucu boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır, kadının hafif kusurlu olduğunun kabulü doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2.4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinde, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata hükmedilemez. Somut olayda kadın yararına maddî ve manevî tazminat verilmesinin yasal koşulları oluşmadığından isteğin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesi sonucu kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3.Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre, yoksulluk nafakasının toptan ve durumun gereklerine göre irat biçiminde ödenmesine karar verilebilir. Yoksulluk nafakasının toptan ya da irat biçiminde ödenebilmesine karar verilebilmesi için, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile ödeme gücü ve isteklerinin göz önünde bulundurulması gerektiği açıktır. Toplanan delillerden, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının daha ağır kusurlu olmadığı ve boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği gerçekleşmiş ise de, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, evlilikte geçen süre, dikkate alındığında kadın lehine, 4721 sayılı Kanun'un 176 ncı maddesinin birinci fıkrası dikkate alınarak, "hakimin takdir yetkisi" çerçevesinde yoksulluk nafakası yönünden bir defaya mahsus olmak üzere "toptan ödeme" kararı verilmesi hususu da tartışılıp değerlendirilerek buna göre yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davalı karşı davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası yönünden KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ile davalı karşı davacı kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat, yoksulluk nafakası yönünden davacı karşı davalı erkek yararına BOZULMASINA, Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.