Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2024/10552 E. 2025/7186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/10552
- Karar No
- 2025/7186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/226 E., 2024/1663 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kilis 1. Aile Mahkemesi SAYISI : 2022/788 E., 2023/864 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kendi davasının reddi, nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin bu kararı, davacı-davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, erkeğin davasının kabulü, tazminatların ve yoksulluk nafakasının miktarı, kişisel ilişki ve vekalet ücreti yönlerinden, davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından kusur belirlemesi, kadının davasının kabulü, kadın için hükmedilen nafaka ve tazminatlar ile reddedilen tazminat talepleri yönlerinden istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince “Davalı-davacı erkeğin 12.01.2023 tarihli ve 08.06.2023 tarihli duruşmalarda boşanmak istemediğine” dair beyanının boşanma davası ve ferilerinden feragat niteliğinde olduğu belirtilerek; kadının, erkeğin davasının kabulüne yönelik istinaf talebinin kabulüyle erkeğin davasının feragat nedeniyle reddine hükmedilmiş, tazminatlar ve yoksulluk nafakası yönünden kadının istinaf talebi kabul edilmiş ve yeniden hüküm kurulmuş, kadının sair, erkeğin tüm istinaf taleplerinin ise esastan reddine karar verilmiştir. Feragat, 6100 sayılı Kanunun 307. maddesinde, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 310. maddesinde ise, hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebileceği açıklanmıştır. Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi, davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Usul hukukumuzda kural olarak hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilebilir ve bir usul hukuku kavramı olarak feragatin açık, kesin ve koşulsuz olması, yasa gereğidir. 6100 sayılı Kanunun 309. maddesi; “Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda davalı-davacı erkeğin kadının davası yönünden boşanmak istemediğine dair duruqşmadaki beyanı kadının davasının reddini sağlamaya yönelik olup kendi davasına yönelik açık bir feragat beyanı bulunmamaktadır. Davadan feragat beyanının, kesin ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açık olması lazımdır. Bu itibarla davacı-karşı davalı kadının boşanma davası yönünden verilen boşanma kararının davalı-karşı davacı erkek tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği de gözetilerek tarafların istinaf taleplerinin esasına girilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.