Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2013/8613 E. 2013/21812 K.

Konu: Karşılıklı Boşanma" Ve "ziynet Alacağı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/8613
Karar No
2013/21812
Karar Tarihi
Konu
Karşılıklı Boşanma" Ve "ziynet Alacağı

MAHKEMESİ :Serik 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi TARİHİ :28.12.2012 NUMARASI :Esas no:2010/187 Karar no:2012/810 Taraflar arasındaki "karşılıklı boşanma" ve "ziynet alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (koca) tarafından; her iki dava ve ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Mahkemece kabulüne karar verilen ziynetler yönünden cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmeyerek bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. 2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı kocanın eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, ailesinin evlilik birliğine müdahalesine sessiz kaldığı, eşini aşağıladığı, davacı-davalı kadının ise kayınvalidesine hakaret ettiği, dövmek için üzerine yürüdüğü, boşanmaya sebep olan olaylarda her iki tarafta kusurlu olmakla birlikte davalı-davacı kocanın daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Davacı-davalının davaya karşı çıkmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun anlaşılmasına, davalı-davacınında dava açmakta haklı bulunmasına göre davalı-davacının boşanma davasının da kabulüne karar vermek gerekirken davasının reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulması gerekli hale gelen davacı-davalı kadının davası ve fer'ilerine yönelik temyiz isteklerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.09.2013(Çrş.)

Atıf: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8613, K. 2013/21812, T. 25.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-hukuk-dairesi-2013-8613-e-2013-21812-k-73f327c963d0