Yargıtay · 19. Hukuk Dairesi
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/2757 E. 2016/10885 K.
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 19. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2016/2757
- Karar No
- 2016/10885
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : M.........4. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 27/06/2014 NUMARASI : 2014/1010-2014/889 DAVACI : B.. A..vek.Av.M............A........... DAVALI : R.. D.. vek.Av.Y...........S.......... Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının T............B.......... A.Ş M............Ş.......... ile genel kredi sözleşmesi imzaladığını ve kredi kullandığını, daha sonra bu bankanın B........... F.......... B...... ile birleştiğini, davalının kredi borcunu süresi içinde ödememesi nedeniyle ihtarname gönderildiğini, buna rağmen borcun ödememesi üzerine giriştiği icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 6098 sayılı TBK'nın 598. Maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmü davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin ............gün ve ............ E. , ........... K. sayılı ilamı ile tefhim edilen kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratıldığı gerekçesiyle bozulması sonucunda, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, kefalet sözleşmesinin düzenlendiği tarihte 818 sayılı BK hükümlerinin yürürlükte olduğu, icra takibinin bu kanun döneminde açılmış olması karşısında görülmekte olan davada Türk Borçlar Kanunu'nun hükümlerinin uygulanması imkanı bulunmadığı, 818 sayılı BK hükümlerine göre alacağın 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğu, ve davalının icra takibine yaptığı itirazda zamanaşımı itirazına yer vermediği gerekçesiyle davalının zamanaşımı itirazı reddedilerek, davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin .........TL ve ..........TL teminat bedelinin depo edilmesi talebi yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Kefil kefalet limiti ve kendi temerrütünün hukuki sonuçları ile de sorumludur. Somut olayda davalının kefalet limiti............TL olup ayrıca temerrüte düşürülmediği anlaşıldığından temerrüt takip tarihi itibariyle başlayacaktır. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözetilerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp, uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.06.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.