Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi 2013/16736 E. 2013/17532 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 18. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/16736
- Karar No
- 2013/17532
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı taşınmaz malın bedelinin tahsili ile ecrimisil, birleştirilen davada ise Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece kamulaştırmasız el atma davasının reddine, ecrimisilin kabulüne, birleştirilen bedel tespit davasının kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise asıl davanın davacılar (birleştirilen davanın davalılar) vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekilleri Av.... ve Av.... ..., davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili Av.... ve davalı şirket vekili Av.... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A-Kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı bedelin tahsili ve ecrimisil davası yönünden; 1-Dava konusu taşınmazla ilgili davalı DSİ Genel Müdürlüğünün açtığı ve bu davayla birleştirilen kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davası nedeniyle kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı taşınmaz bedelinin tahsili davası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi, 2-Davalı Özdemir İnşaat Turizm Enerji Sanayi ve Ticaret A.Ş. dava konusu taşınmaza, davalı DSİ Genel Müdürlüğü ile yapılan sözleşme nedeniyle davalı DSİ Genel Müdürlüğünün taşeronu sıfatıyla el atmıştır. Bu nedenle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken hükmedilen ecrimisil bedelinin davalılardan birlikte tahsiline karar verilmesi, 3-Arazi niteliğindeki taşınmazlarda ecrimisil bedelinin hesaplanmasında dava tarihinden geriye doğru taşınmaza ekilebilecek net ürün gelirinin esas alınması gerekir. Birden çok ürün yetiştirilebilen yörelerde gerçek değere ulaşılabilmesi için tek ürünle yetinilmeyerek çevrede ekilmesi mutad olan ürünler dikkate alınır. Buna göre dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede sulu şartlarda ekilmesi mutad olup münavebeye alınacak ürünlerin neler olduğu gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden sorulup, buna göre değerlendirme yapılması gerekirken tek ürün domates üzerinden değerlendirme yapılmış olması, 4-Hükmedilen ecrimisile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, ıslah yoluyla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz başlatılması, B-Birleştirilen kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davası yönünden; 1-2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik 15. maddesinin son fıkrasında bilirkişilerce -aynı Yasanın 11. maddesinin (f) bendi hükmü gözetilerek- yapılacak değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihinin) esas tutulacağı öngörülmüş olup buna göre dava tarihi olan 2012 yılına ait verilerin esas alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi gerekirken, bilirkişi kurulunca kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı tazminat davasının açıldığı tarihin esas alınarak değerlendirmede 2011 verilerinin alınması gerekçesi ile taşınmazın değerlendirilmesinde 2010 yılı verilerinin esas alınması, 2-2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 11. maddesinin 1.fıkrasının (f) bendi uyarınca bilirkişi kurulu, arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma tarihindeki mevki ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini esas tutarak düzenleyeceği raporda, bedelin tespitinde etkili olacak bütün nitelik ve unsurları ve her unsurun ayrı ayrı değerini belirtmek suretiyle ve ilgililerin de beyanını dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit etmelidir. Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında ise özel ve dikkate alınması gereken haklı bir neden bulunmadıkça tarım arazilerinin olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle yapılacak değerlendirmede münavebeye alınacak ürünler için dekar başına elde edilecek ortalama verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatına ilişkin olarak ciddi istatistiki bilgilere dayalı olduğu bilinen o yerdeki gıda, tarım ve hayvancılık müdürlüğü verilerinin esas alınması aranmaktadır. Buna göre; mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede ekilmesi mutad olup, sulu tarım arazilerinde münavebeye alınacak ürünlerin neler olduğu ve bu ürünlerin 2012 yılı itibarıyla dekar başına ortalama verimi ve üretim gideri ile kg başına ortalama satış fiyatları gıda, tarım ve hayvancılık ilçe müdürlüğünden sorulup bu verilere uygun olarak değerlendirme yapılması gerekirken, ... il verilerine göre bulunan kamulaştırma bedeline hükmedilmesi, 3-2942 sayılı Yasanın 10. maddesine getirilen faiz hükmü maddi hukuka ilişkin olup özel bir düzenleme olmadıkça ancak yürürlüğe girmesinden sonra açılacak davalara uygulanması gerektiğinden 6459 sayılı Yasanın 6. ve 26. maddeleri gereğince yasanın yürürlüğe girmesinden önce açılan işbu davada tespit edilen bedele faize hükmedilmiş olması, 4-Asıl davada 22.206,91 TL ecrimisil bedeline hükmedildiği halde birleştirilen kamulaştırma bedelinin tespit ve tescil davasında hükmedilen 845.496,91 TL kamulaştırma bedelinin içinde 22.206,91 TL ecrimisil bedeli olmakla, mükerrer ecrimisil bedeline hükmedilmesi, 5-Mahkemece karar verildikten sonra 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7. ve 13. fıkralarına getirilen "Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir" ve "....bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda uygulanır." düzenlemeleri karşısında harç ve vekalet ücretinin bedel tespiti davalarında öngörüldüğü şekilde maktu olarak belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı ve davalılar yararına takdir edilen 990,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı taraflara, davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 10.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.