Yargıtay · 17. Hukuk Dairesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2009/52 E. 2009/5097 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
17. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/52
Karar No
2009/5097
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ : .... Asiye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkiline ait, davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan aracın çalındığını, ancak, davalı tarafından ödemede bulunulmadığını ileri sürerek, 13.000 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. Davalı vekili, davacı tarafından ihbarın TTK’nun 1292. maddesinde öngörülen sürede yerine getirilmediği, kasten süresinde ihbarda bulunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay tarafından, davacının ihbarının ne zaman yapıldığı belirlenerek, eğer ihbarın davalı sigortacının bildirdiği gibi geç yapıldığı sonucuna varılırsa, geç ihbarın ihbar yükümlülüğünün kasten ihlali anlamına gelip gelmeyeceğinin tartışılması gerektiği ve sigorta ettirenin gerçek zararının uzman bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyan mahkemece, aracın gerçek değerinin Noterler Odasının tespit etmiş olduğu kasko değerine uygun olduğu gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 9.995,00 YTL’nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait araç, davalı nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup, çalındığı ileri sürülerek tazminat talebinde bulunulmuştur. Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1.4 maddesi uyarınca, aracın çalınması halinde, sigorta şirketi azami sorumluluk haddini geçmemek üzere aracın çalındığı günkü piyasa rayiç değerini ödemekle yükümlüdür. Mahkemece, verilen hüküm, aracın riziko tarihindeki piyasa rayiç değerinin belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuş ve bozma ilamına uyularak yeniden hüküm kurulmuştur. Ancak, yapılan inceleme sonucunda bozma ilamı gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, mahkemece öncelikle, makine mühendisi bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda, aracın dava tarihindeki değerinin 13.000,00 YTL olduğunu belirtmiş, daha sonra ise, Noterler Odası, aracın, dava tarihinde kasko listesindeki değerinin 9.995,00 YTL olduğu bildirmiş, mahkemece Noterler Odasının bildirdiği bu değere itibar edilerek hüküm kurulmuştur. Bu durumda mahkemece, aracın çalındığı günkü piyasa rayiç değerinin belirlenmesi için, konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07.07.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2009/52, K. 2009/5097, T. 07.07.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-17-hukuk-dairesi-2009-52-e-2009-5097-k-d4dfe525beac