Yargıtay · 15. Hukuk Dairesi

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2009/6950 E. 2010/1186 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6950
Karar No
2010/1186
Karar Tarihi

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkin olup; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle mahkemece, kararın gerekçesinde; Dairemizce verilen 30.12.2008 gün, 2008/136 Esas ve 2008/7772 sayılı bozma ilâmı yerine, maddi hata yapılarak, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 08.12.2005 tarih, 2005/2073 Esas ve 2005/12297 Karar sayılı ilâmının yazılmış olması, maddi hata niteliğinde olduğundan HUMK’nın 459. maddesi gereğince doğrudan düzeltilebileceğine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Mahkemece, Kadıköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2006/1848 takip sayılı dosyası üzerinden, davacı tarafından davalı hakkında başlatılan icra takibinin konusu asıl alacağın 1.506,84 TL tutarındaki kısmı üzerinden takip borçlusu davalının itirazının iptâli ile davası kabul edilen asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren değişen oranlar da gözetilerek avans faizi uygulanmasına; fazla istemin reddine karar verilmiştir. Ancak, icra takibinde %25 oranında avans faizi istenmiş olduğu halde; mahkemece, temerrüt faizinin %25 oranını aşmaması gerektiği gözetilmeden az yukarıda açıklandığı şekilde temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Diğer yandan, İİK’nın 67. maddesi hükmü gereğince, takip alacaklısı davacı yararına icra-inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için anılan Yasa hükmünde öngörülen tüm yasal koşulların birlikte gerçekleşmesi ve bu kapsamda davası kabul edilen alacağın, takip borçlusu davalı tarafından belirlenebilir; yani likid olması zorunludur. Somut olayda; davası kabul edilen alacak tutarı mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu saptanmış bulunduğuna göre, alacağın likit olduğundan sözedilemez. Yukarıda açıklanan sebeplerle kararın bozulması gerekir ise de; mahkemece, düşülen yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ:Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin “1.506,84 TL üzerinden takip tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faizi oranları uygulanmak suretiyle devamına” içerikli ikinci paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve yerine “1.506,84 TL üzerinden takip tarihinden itibaren geçerli olmak ve değişen oranlar gözetilmek suretiyle %25 oranını aşmamak üzere avans faizi uygulanarak takibin devamına” cümlesinin yazılmasına ve ayrıca “Davacının belirlenen alacağı likid olduğundan bu alacak tutarının %40 inkâr tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine” içerikli aynı bendin üçüncü paragrafının hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 73,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 02.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, E. 2009/6950, K. 2010/1186, T. 02.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-hukuk-dairesi-2009-6950-e-2010-1186-k-c3bff2d4366d