Yargıtay · 15. Hukuk Dairesi
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2007/7204 E. 2008/2555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2007/7204
- Karar No
- 2008/2555
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Hukuk Hakimliği Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, yanlar arasında yapılan 05.05.2005 günlü “reklam” sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin ödetilmesi istemiyle davacı tarafından, davalı hakkında başlatılan icra takibine İİK'nın 67.maddesi hükmü gereğince borçlu davalının vaki itirazının iptaline karar verilmesi istemine ilişkindir. ... 2.İcra Müdürlüğü'nün 2006/1793 takip sayılı dosyası kapsamından; takip alacaklısı davacının adi takip yoluyla takip borçlusu davalı hakkında başlattığı icra takibinde, (4.932,00) YTL asıl alacak, 554,16 YTL işlemiş temerrüt faizi ve 42,41 YTL ihtar masrafının tahsilini istediği ve takip borçlusunun sırasındaki itirazı sonucu takibin durduğu anlaşıldığı gibi; itirazın iptali davasının da bir yıllık hak düşürücü süresi içinde açıldığı saptanmış bulunmaktadır. Mahkemece, takip konusu asıl alacak üzerinden borçlu davalının itirazın iptali istemiyle açılan davada 161,00 YTL işlemiş faiz olmak üzere 5.393,00 YTL alacak üzerinden davalının itirazının iptaline ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda faiz yürütülmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş ve verilen karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 364.maddesi gereğince, işin bedelinin ödenmesi zamanı taraflarca kararlaştırılmamış ise, işin bedeli teslim zamanında ödenir. Eser ya da işin parça parça tesliminde bedelin ödenmesi kararlaştırılmış ise, her parçanın bedeli, onun teslimi zamanında ödenmek gerekir. Bu yasal nedenle, yapımı yüklenilen iş ya da eserin yasa ve sözleşme hükümlerine fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapılıp iş sahibine teslim edildiğini ve iş bedelinin istenebilir olduğunu yasal delillerle davacı yüklenici, iş bedelinin ödendiğini ya da istenebilir olmadığını ise, yasal delillerle iş sahibi davalı kanıtlamakla ödevlidir. Mahkemece, davacı tarafından düzenlenen 20.10.2005 tarih 58944 numaralı ve 18.11.2005 tarihli, 58948 sayılı faturaların davalı iş sahibine tebliğ edilmesine karşın süresinde itiraz olunmaması sonucu, Türk Ticaret Kanunu'nun 23/2 maddesi gereğince faturaların kesinleştiğini ve ayrıca davalının davacıya önerdiği yeminin eda edildiğini gerekçe göstererek davanın kabulüne karar verilmiş ise de; hatırlatma suretiyle de olsa, davalının teklif ettiği yeminin, iş bedelinin hakedildiğini ve istenebilir olduğunu kanıtlamakla yükümlü olan davacı yüklenici tarafından eda edilmesi HUMK.nun 239 ve 354.maddeleri hükümlerine aykırı olmuştur. Çünkü, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.10.1991 tarih, 1991/11-384 Esas ve 1991/543 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere; ispat yükümlülüğü üzerinde olmayan tarafın, yemin teklif etmesi halinde, mahkemenin ispat yükümlülüğünün kendisinde olmadığını ve bu yükümlülüğü devralıp devralmayacağının açıkça sorarak, kabul ettiği takdirde bunu tutanağa yazdıktan sonra yemini eda ettirmesi gerekmektedir. Aksi halde, yemin teklifi ve bunun eda edilmesi hukuksal bir sonuç doğurmaz. O halde, sözleşme konusu işin yapılarak iş sahibi davalıya teslim edilip edilmediğine ve uyuşmazlık konusu alacağın istenebilir olup olmadığına yönelik olarak yasaya aykırı şekilde davacıya eda ettirilen yemin sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Diğer yandan, kararda belirtilen faturalar icra takibine dayanak alınmadığı gibi, davalı iş sahibine tebliğ edilmiş olduğuna dair dosya kapsamında da bir bilgi bulunmamaktadır. Davacı tarafından keşide edilen 3.2.2006 tarihli ihtarnamenin, davalıya tebliğine yönelik kaydı da içermediği anlaşılmaktadır. Faturaların kesinleşmesi ve dolayısıyla iş sahibi davalıyı bağlayıcı olabilmesi için, az yukarıda açıklandığı üzere, bedeli faturada gösterilen işin yüklenici tarafından yapılarak iş sahibine teslim edildiğinin ve işin onun tarafından kabul edilmiş ve ayrıca faturaların usulüne uygun şekilde tebliğine karşın fatura kapsamına iş sahibi davalı tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun 23/2 maddesi hükmü gereğince itiraz edilmemiş olduğunun tespiti zorunludur. Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde somut olayda, bu koşulların gerçekleşmediği açıktır. Diğer yandan, davada sadece takip konusu asıl alacağa yönelik takip borçlusunun itirazının iptali istendiği halde; işlemiş temerrüt faizi üzerinden de itirazın iptaline karar verilmesi HUMK.nun 74.maddesine aykırı olduğu gibi; davalının temerrüde düşürüldüğü tarih saptanmadan ve takipte istenen faiz oranları belirlenmeden yazılı şekilde asıl alacağa faiz yürütülmesine karar verilmesi de doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; bedeli uyuşmazlık konusu olan reklam işinin, yapılarak yüklenilen edimin gereği gibi yerine getirildiğinin davacı yüklenicinin kanıtlayabilmesi için sunacağı tüm delillerin toplanması ve davalının karşı delillerinin de sorulması; sözleşme konusu iş yüklenimine ilişkin edimin ifa olunduğu yasal delillerle davacı tarafça kanıtlanması durumunda; iş sahibi davalıya iş bedelinin tamamen ya da kısmen ödenip ödenmediğini ya da istenebilir olup olmadığına yönelik delillerinin sorulup tespitiyle değerlendirilmesi ve varılacak sonuca göre uyuşmazlığım esası hakkında bir karar vermekten ibaret olmalıdır. Açıklanan sebeplerle karar bozulmalıdır. SONUÇ; Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.