Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/18888 E. 2013/19942 K.
Konu: Mala Zarar Verme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/18888
- Karar No
- 2013/19942
- Karar Tarihi
- Konu
- Mala Zarar Verme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mala zarar verme HÜKÜM : Beraat Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Katılanın babasından kalan bahçenin yakınından geçen yolun genişletilmesi çalışmaları sırasında, taşınmazında bulunan kayaların muhtar olan sanık ... ve kepçe operatörü ... tarafından izinsiz olarak alınıp yol yapımında dolgu ve duvar malzemesi olarak kullanıldığının iddia edildiği somut olayda; sanıkların eyleminin TCK’nın 141/1. maddesince düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağı tartışılmaksızın, suçun hukuki vasfında hataya düşülerek mala zarar verme suçundan yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; Katılanın kovuşturma aşamasında taşların alınması nedeni ile arazisinin bütünlüğünün bozulduğunu ve evinde çatlaklar oluştuğunu beyan etmesi karşısında, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesinde taşların alınması sırasında bahsedilen zararların meydana gelip gelmediği yerine suçun unsurlarına yönelik olmayan, taşların dolgu malzemesi olarak kullanılmasının uygun olduğu görüşünü içeren yetersiz ve oluşa uygun olmayan bilirkişi raporu yerine katılanın arazisinde ve evinde herhangi bir zarar bulup bulunmadığına yönelik teknik bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.