Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2013/10699 E. 2013/12396 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/10699
- Karar No
- 2013/12396
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Somut olayda; suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait tarlaya büyükbaş hayvanlarını otlatmak maksadıyla soktuğu, bunun neticesinde de tarlada bulunan mısır ve pancar yapraklarının zarar gördüğü anlaşılmakla, eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Nüfus kaydına göre, suç tarihinde 15-18 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 31/3. maddesi gereğince cezasından 1/3 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini, 2-5275 sayılı CGİK'nın 106/4. maddesi uyarınca çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezalarının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi, 3-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 18 yaşından küçük çocukların işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu, aynı maddenin 3. fıkrasında ise mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde ise, gerekçesinin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.