Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/6970 E. 2013/16818 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2012/6970
Karar No
2013/16818
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için,dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir.Bankaların,ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır. Somut olayda; Sanıklardan ...'nın kardeşi olan diğer sanık ...'na katılana verileceğini bilerek gönderdiği iki adet sahte çekten bir adedini sanıklar ... ve ...'ın sahte olarak düzenlenmiş ve ciro edilmiş olarak satınaldıkları mal karşılığında katılana vermekten ibaret eylemlerinin sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını oluşturduğu yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir 1-Sanıklar ..., sanık ... ve ... hakkında dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede, Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçlarından, kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 158/1-f, maddesinde öngörülen hapis cezasının aynı kanun 158/1- son maddesi gereği üç yıldan az ve adli para cezasının elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik incelemede, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; diğer temyiz itirazlarının reddine ,ancak Sanıkların yaptıkları alış veriş sonucunda katılan ...'na 9500 TL değerindeki çeki verdikleri, bu çekin sahte olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığı, iddianamede sanıklardan ...'nın üst aramasında 08.08.2005 tarihli ve 8.600.00 TL değerinde ikinci bir çekin daha bulunduğu, bu çekinde sahte olduğundan dolayı sahtecilik suçundan iki ayrı ceza verilmesi istendiği halde tüm dosya kapsamından bu çekin sanık ...'nın üst aramasında ele geçmediği, katılanın 9500 TL'lik çekin sahte olduğunu öğrenmesi üzerine kendisine ... isimli şahıs tarafından verilen çeki yakınlarına telefon edip getirterek teslim edildiğinin iddia edilmesi karşısında; ... isimli şahsın sanıklarla ilgisinin beyanlarla anlaşıldığı ancak, bu konuda açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilerek, denetime izin verecek şekilde sahteciliğe konu belgelerin ayrı ayrı tarihlerde verilip verilmediği, düzenlenip düzenlenmediği değerlenderilip sonucuna göre sahtecilik eyleminin tek suç mu ayrı ayrı suç mu yoksa zincirleme suç mu olduğu konusunda karar verilmesi gerekirken oluşa uygun olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması Bozmayı gerektirmiş, Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/6970, K. 2013/16818, T. 05.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2012-6970-e-2013-16818-k-f6ced2ec1cfb