Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/17672 E. 2013/18330 K.
Konu: Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/17672
- Karar No
- 2013/18330
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır. Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten sujelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamıyacaktır. Sanıkların katılanların sahibi olduğu mermer fabrikasına gelerek mermer aldıkları, bu alım karşılığında katılanlara 2 adet 6500 TL lik keşidecisinin ... Petrol şirketi olan ve bir adet 1900 TL lik keşidecisi ... olan çekler verdikleri, söz konusu çekleri sanıkların her ikisinin de ciro ettikleri, 1900 TL lik çekin katılanlar tarafından süresinde bankaya ibraz edildiği ancak söz konusu çekin çalıntı olduğu anlaşılmakla karşılığının ödenmediği, bunun üzerine katılanların diğer 6500 TL lik çekleri de bankalardan kontrol ettirdikleri, bu çeklerin sahte olduklarının anlaşıldığı, yaptırılan bilirkişi incelemesinde söz konusu çeklerin iğfal kabiliyetine haiz oldukları, 6500 TL lik çeklerin tamamen sahte olarak üretildiğinin bildirildiği, sanıklara ait ciro imzalarının sanıkların elleri mahsulü oldukları belirtildiği, sanıkların böylece üzerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği olayda; sanıkların eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçları oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken 158/1-son maddesi uyarınca suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacak biçimde adli para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sanıkların temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.