Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2012/15339 E. 2013/18731 K. – Dolandırıcılığ
Konu: Dolandırıcılığa Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/15339
- Karar No
- 2013/18731
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılığa Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs HÜKÜM : Mahkumiyet (güveni kötüye kullanma) Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; katılan ...'in annesi şikayetçi ...'ye ait banka hesabından verilme çek karnesinden düzenlenen 30.03.2006 keşide tarihli ve 5.000 TL miktarlı "hamiline" ciroladığı çeki, nakit sıkıntısını bir an önce gidermek arayışı içindeyken kaynı-tanık Gökhan ve hakkında beraat kararı verilen sanık ... vasıtasıyla tanıdığı "...Finans Kurumunda tanıdığımız var, çeki kırdırıp aldığımız parayı sana getiririz, sende bizi görürsün..." diyerek hile ortaya koyan sanıklar ... ve ...'a teslim etmesini müteakip bu sanıkların vaatlerini yerine getirmemeleri ve suça konu çeki kendi yararlarına katılan ...'a aldıkları malzeme karşılığı cirosuz vermeleri fakat ciro sisilesinde mağdur ... tarafından bankaya ibraz olunan gerçek çekin karşılığının şikayetçi ...'nin talimatı nedeniyle karşılığının ödenmemesi eyleminin "basit dolandırıcılığa teşebbüs" suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda; I) Değişen suç vasfına göre "güveni kötüye kullanma" suçundan verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık ...'ın temyizinin incelenmesinde; Sanığın yüzüne karşı tefhim olunan 20/10/2011 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik, yasal süresi geçtikten sonra yaptığı, 11/07/2012 havale tarihli dilekçesi ile vaki temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II) Değişen suç vasfına göre "güveni kötüye kullanma" suçundan hakkında verilen "mahkumiyet" hükmüne yönelen sanık ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Yargıtay C.G.K'nın 12.05.1998 ve 106/173 sayılı kararında da belirtildiği üzere; sanığın "dolandırıcılığa teşebbüs" suçundan cezalandırılması için açılan davada "güveni kötüye kullanmak" suçundan CMK'nın 226/1. maddesi uyarınca "ek savunma" verilmeksizin mahkumiyet hükmü kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; a) Temel hapis cezası alt sınırdan tayin ve takdir olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel "birim gün" sayısının asgari hadden uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye neden olunması, b) Şikayetçi ...'nin "katılan" sıfatını almadığı gibi kovuşturma aşamasında davayı da takip etmediği nazara alınmadan katılan yararına sanık aleyhine kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden bahisle "dilekçe yazım ücretine" hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/11/2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.