Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/66055 E. 2013/9728 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/66055
Karar No
2013/9728
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Katılanın daha önceden bir arkadaşının ev almasına aracılık etmesi nedeniyle tanıdığı sanığa ev almayı düşündüğünü söyleyerek yardımcı olmasını istediği, sanığın 13.02.2007 tarihinde Tarabya mevkiinde bir ev bulduğunu söylemesi üzerine katılanın kardeşi tanık ... Örgen ve sanıkla emlakçı ... aracılığı ile baktıkları evi beğendikleri sanığın emlakçıyla artık konuşmamaları gerektiğini, onu aradan çıkaracağını, ev sahibi ile görüşeceğini, 14.02.2007 tarihinde ev sahibi ile görüştüğünü, ev sahibinin pazarlıkla evi 205.000 TL ye bıraktığını ancak 5000 TL kapora parası istediğini ve 16.02.2007 tarihine kadar bütün işlemleri halletmeleri gerektiğini söylediği, katılanın sanığa bu kadar parası olmadığını banka kredisi çekmesi gerektiğini söylediğinde, evin arsa tapu olduğunu, ev kredisi çekemeyeceğini ancak tüketici kredisi çekebileceğini söylediğini, ama banka ile tapu müdürünü görüştürdüğünü, evin kat mülkiyetine dönüşebileceğini ve sorun çıkmayacağını söylemesi üzerine katılanın kapora parası için Yapı Kredi Bankas... Şubesi'ndeki hesabından 3000 TL nin sanığa için talimat yazısı yazdığı, sanığın bu yazıyla bankadan 14.02.2007 tarihinde 3000 TL aldığı, daha sonra sanığın 15.02.2007 tarihinde yine katılanın çalıştığı okula gelerek ..., Akbank ve Vakıfbank kredi formlarını doldurttuğu, tapu masrafları, ekspertiz raporu ve kaporanın eksik kalan kısmı için 2700 TL' nin sanığa ödenmesini sağlamak için 2.defa Vakıfbank... Şubesine talimat yazı yazdığı, ayrıca elden ve 500 Euro verdiği,16.02.2007 tarihinde sanığın katılana emlakçının 3.000 TL istediğini, ayrıca evi kendisine söyleyen... adlı arkadaşına da 2.500 TL ödemesi gerektiğini söylediğini, katılanın bunları daha önceden bilmediğini söyleyerek itiraz etmesi üzerine, sanığın evin alımından vazgeçebileceğini ama kaporasının da yanacağını söylemesi üzerine ödemeyi kabul ettiği ve emlakçıya ve aracı... adlı kişiye vermek için 4.000 TL parayı kardeşi ...’in yanında bankadan çektiği kredi parasından elden verdiği, 19.02.2007 tarihinde katılanın kardeşi ile beraber ev sahipleri... ve...ile buluşmak üzere ... Bankası ... Şubesine gittikleri, emlakçı ... ile sanığın da orada olduğu sırada katılanın ev sahibinden alınan 5.000 TL kapora için kendisine bir belge vermesini istediğinde, ev sahiplerinin böyle bir para istemediklerini ve parayı almadıklarını söylediği, aynı şekilde emlakçı ...’ya da neden yapmadığı bir hizmet için para aldığını sorduğunda, emlakçı ...'nın da katılan ile görüşmesini sanığın engelledğini söyleyerek sanıktan aldığı 2.000 TL yi iade ettiği, tapu masraflarının şüphelinin belirttiği gibi 1.100 TL olmayıp evin tarihi eser kapsamında olması nedeniyle 100 TL olduğu, ayrıca evin kat mülkiyetine çevirmenin mümkün olmadığı gibi değerin tespiti için ekspertiz hizmeti alınmadığının anlaşılması karşısında, sanığın hileli hareketlerle zincirleme şekilde haksız menfaat elde etmek suretiyle atılı suçu işlediği anlaşılmakla, mahkumiyetine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir. Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/66055, K. 2013/9728, T. 27.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-66055-e-2013-9728-k-0680189ab941