Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/21715 E. 2013/6005 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/21715
Karar No
2013/6005
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ... Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanığın Başbakanlık Personel Genel Müdürlüğünde çalıştığını, bir suç nedeni ile cezaevine girdiğini, cezaevinden yeni tahliye olduğunu, devlet memurluğu sınavını kazanamamış olsalar bile işsiz kişileri işe yerleştirdiğini, Başbakanlıkta tanıdıkları olduğunu söyleyerek, katılanları inandırmak için yanında bulunan sahte belgeleri göstermek suretiyle itimat telkin edip işe başvuru parası adı altında 50-60 TL. arasında para istediği, sanıktan şüphelenen tanık ...'nın durumu polise bildirmesi üzerine haksız menfaat temin edemeden yakalandığının iddia ve kabul olunması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 158.maddesinin 2.fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için, suç failinin, ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını belirttiği kamu görevlilerini tanıdığını, hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırmasının gerekli olması, belli bir kamu görevlisi yanında hatırı sayıldığından veya kamu görevlisiyle ilişkisi olduğundan bahsetmeksizin kendisini ilgili kamu görevlisi olarak tanıtmanın atılı suçu oluşturmayacağından, emanete alınan eşyalar üzerinde inceleme yaptırılarak bunların kamu kurumunun maddi varlığı olmaları durumunda eylemin kamu kurumunun araç olarak kullanılması olarak kabulü ile TCK'nun 158/1-d maddesinde belirtilen suçu aksi halde TCK'nun 157. maddesi kapsamında basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 02.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/21715, K. 2013/6005, T. 02.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-21715-e-2013-6005-k-691ab9dd1816