Yargıtay · 15. Ceza Dairesi

Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/20204 E. 2013/4481 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
15. Ceza Dairesi
Esas No
2011/20204
Karar No
2013/4481
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Zararın giderilmemesi nedeniyle CMK'nun 231.maddesinin uygulama koşulları bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Somut olayda; sanık ... ve katılanın daha önceden tanıştıkları, olaydan 10 gün kadar önce sanıklardan İsmail ve Mehmet'in katılandan 70-80 TL değerinde bayan giyim eşyası satın aldığı, burada katılanın elinde bulunan mallarını da alabileceklerini söyledikleri, olay tarihinde sanıkların birlikte katılanın Gölköy'ünde bulunan deposuna bir minibüs ve bir otomobil ile gidip malları sayarak tanıklardan ... ile birlikte minibüse yükledikleri, eşyaların bedeli olan 13.115 TL'yi ise sanık ...'ın bankadan çekip ödeyeceğini söyleyerek malların yüklü olduğu minibüs ile yanlarından ayrıldığı, bir süre sonra katılan ile birlikte oturmakta olan diğer sanıkları telefonla aradığı, sanıkların ...'ın parayı çekemediğini, bir gün sonra çekeceğini söylemeleri üzerine katılanın bunu kabul etmeyerek malları iade etmelerini istediği, sanıkların da ilçeye giderek malları veya bulurlarsa parasını alarak getireceklerini söyleyerek katılanın yanından ayrıldıkları şeklindeki eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, ancak 1-Sanıkların haklarında 5237 Sayılı TCK.nun 157/1, 62/1.maddeleri gereğince tayin olunan 4 gün adli para cezasının aynı Yasanın 52.maddesi uyarınca günlüğü 20,00 TL den paraya çevrilmesi sırasında, hesap hatası sonucu 80,00 TL yerine 100,00 TL adli para cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılıklar aynı kanunun 322.maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; aynı Yasanın 322.maddesine göre hüküm fıkrasının 3.bendindeki "100 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "80,00 TL" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/20204, K. 2013/4481, T. 12.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-15-ceza-dairesi-2011-20204-e-2013-4481-k-5f210686c219