Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/19363 E. 2013/3415 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/19363
- Karar No
- 2013/3415
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Müştekinin kendi adına ruhsat kaydı bulunan ...plaka sayılı aracını satmak üzere Samsun oto pazarına götürdüğü, daha önce tanımadığı sanıkların, müştekiyle araç için pazarlık yaparak 14.500,00. TL'ye anlaştıkları, sanıkların peşinat olarak 450,00. TL değerinde üç adet altın verdikleri, geri kalan parayı da Çorum ilinde vereceklerini söyleyerek müştekiyi buraya götürüp evlerinde misafir ettikleri, daha sonra sanıkların paralarının olmadığını söyleyerek senet teklif ettikleri, 14.500. TL bedelli olarak düzenlenen senedin borçlu sıfatıyla sanık ... tarafından imzalandığı, senedin vadesinin ertesi gün olarak düzenlendiği, müştekinin Samsun iline gelerek sanık ... adına satış için vekaletname çıkartıp tekrar Çorum'a döndüğü, sanıkların sürekli olarak vekaletnameyi istedikleri, müştekinin de para verilmediği takdirde vekaletnameyi vermeyeceğini söylediği, aracın müştekiye teslim edilmeyip senet bedelinin de ödenmemesi üzerine, müştekinin, sanıkların dolandırıcı olduğunu anladığı, bir süre sonra aracın Sivas'ta başka birine haricen satıldığını öğrendiği, tanık olarak dinlenen ...,, satış sözleşmesinin kendisine gösterilmesi sonucu aracı sanık ...'ten aldığını belirttiği, sanıkların suçlamaları kabul etmeyerek birbirlerini suçladıkları, böylece sanıkların dolandırıcılık kastıyla hareket ederek haksız menfaat temin ettikleri anlaşılmakla suçun işlendiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK' nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.