Yargıtay · 15. Ceza Dairesi
Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2011/17025 E. 2012/43052 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 15. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/17025
- Karar No
- 2012/43052
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Katılanın işyerini sattığına ilişkin ilanı görerek olay yerine gelen sanığın, pazarlık yaparak belli bir meblağ üzerinden işyerini satın alma hususunda katılan ile anlaşması, para getirmek üzere ayrılıp kısa bir sonra elinde gazeteye sarılı bir paket ile geri dönmesi, biriyle görüşeceğini, telefonunun kontörünün kalmadığını söyleyip katılanın telefonunu görüşme yapıp iade etmek üzere teslim alması, görüşme yaptığı izlenimi vererek ortadan kaybolması, bıraktığı gazeteye sarılı paket içerisinden gazete parçaları çıkması şeklinde gelişen olayda, sanığın baştan beri hazırladığı mizansene göre katılanı aldatarak suça konu cep telefonunu elde etmiş olması karşısında, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK.nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyete dair hükmün kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı Kanunun 53. maddesinin uygulanmaması bu hususun infazda dikkate alınması olanaklı olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.