Yargıtay · 13. Ceza Dairesi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi 2011/1897 E. 2012/4578 K. – Hırsızlık
Konu: Hırsızlık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/1897
- Karar No
- 2012/4578
- Karar Tarihi
- Konu
- Hırsızlık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; Görgü tespit tutanağında “kapıda tornavida izi olduğunun” belirtildiği, 04.03.2005 tarihli keşif sırasında tespit edilip, keşif tutanağında “kapı göbeğinden dört parmak üstte, kapının kendisinde ve tam karşısında duvara monte edilen çerçevesinde birer cm. ebadında ve iki milim genişliğinde yontukların bulunduğunun görüldüğünün” belirtilmesi, sanık ... üzerinden elde edilen cımbız ile kapı kilidinin açıldığına dair delil bulunmadığından, sair alet ile kapı dili düşürülerek kapının açıldığından dolayı sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında olduğu; suç tarihindeki ekonomik koşullara, paranın satın alma gücüne ve yerleşik uygulamaya göre çalınan suç konusu eşya değeri olan 507 YTL değerin pek hafif olduğu, dikkate alınıp; 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1 ve 151/1 maddesindeki konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu, 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçları ile ilgili olarak uzlaşma hükümlerinin de değerlendirilmesi ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, denetime olanak sağlayacak biçimde ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması, sanıkların yararına olan kanunun tespiti ile, sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... müdafiisinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.