Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2025/3330 E. 2025/5788 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3330
Karar No
2025/5788
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalı alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; İİK'nın 170/3. maddesi gereğince; icra mahkemesi, aynı Kanunun 68/a maddesinin 4. fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasında ise; "İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum eder" hükmüne yer verilmiştir. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; Somut olayda, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlu şirketin, dayanak bonodaki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını ileri sürerek itirazda bulunduğu, alacaklının 07.08.2023 havale tarihli cevap dilekçesinde; takibe konu bonoyu şirket tarafından verilen vekaletname ile ...'ın düzenlediğini beyan ettiği, söz konusu vekaletnamede kambiyo senetleri düzenleme yetkisinin ...'a verilmediği ve dosyada mübrez 28.07.2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesine göre, adı geçenin şirketi temsile yetkili olmadığı görüldüğünden, imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidilebileceği tabii olup mahkemece imza incelemesi yaptırılmasının gereksiz olduğunun kabulü gerekir. O halde alacaklının takip konusu bonodaki imzanın borçlu şirket yetkilisi olmayan kişiye ait olduğu yönündeki beyanı nazara alınmak suretiyle imza incelemesi yapılmaksızın itirazın, borca itiraz olarak kabulü ile imza incelemesi yapılmaksızın sonuca gidilmesi mümkün olduğundan alacaklı aleyhine para cezası verilmesi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesinin 13.02.2025 tarih ve 2024/689 E. - 2025/249 K. sayılı kararının, hüküm bölümünün “2” bendinin “b” numaralı fıkrasında yer alan '' 450.000,00TL'lik senet bakımından asıl alacağın %10 oranında (45.000,00 TL) para cezasının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına'' cümlesinin silinerek karar metninden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca ONANMASINA, karar düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.10.2025 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/3330, K. 2025/5788, T. 06.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-hukuk-dairesi-2025-3330-e-2025-5788-k-ebd2723e7bdf