Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2018/6735 E. 2019/5875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/6735
- Karar No
- 2019/5875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Hükmün Kapsamı başlıklı 297/2. maddesinde ''Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.'' denilmektedir. Yine ilamların infaz edilecek kısmı, hüküm bölümü olup, hükmün içeriğinin aynen infazı zorunludur. Gerek icra dairesi ve gerekse sınırlı yetkili İcra Mahkemesi ilamın infaz edilecek kısmını yorum yolu ile belirleme yetkisine sahip değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.10.1997 tarih ve 1997/12-517 E. -1997/776 K.; 22.03.2006 gün ve 2006/12-92 E.-2006/85 K.; 25.06.2008 gün ve 2008/12-451 E.- 2008/453 K. sayılı ilamları) Alacaklı tarafından borçlular aleyhine başlatılan ilamlı icra takibinde;takibe dayanak ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/417 E 2014/690 K sayılı ilamında; Halk (Birlik) Sigorta'nın sorumluluğunun, poliçe limiti dahilinde kalmak koşuluyla, 19/10/2009 olan dava tarihinden itibaren müştereken müteselsilen olduğuna dair ilama dayalı olarak, borçlu sigorta şirketi ve diğer borçlular hakkında ilamların icrası yolu ile takip başlatılmıştır. Borçlu sigorta şirketi, ilamda sigorta şirketinden alınacak kalemler ve bu kalemlere işletilen faiz başlangıç tarihlerinin açıkça belirtilmesine rağmen icra emrinde alacak kalemleri ile faiz tarihi bakımından ve manevi tazminat alacağı bakımından diğer borçlularla bir ayrıma gidilmemesinin isabetsiz olduğu iddiası ile takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, davanın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan yasal düzenleme ve yargıtayın süreklilik kazanan içtihatları nazara alındığında; takip konusu ilamın hüküm bölümünde alacağın davalılardan müteselsilen tahsiline ve davalı ... şirketinin poliçe teminatı ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına karar verildiği ve sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar açıkça gösterilmediğinden hüküm ancak davalıların hükmedilen alacak kalemlerinden müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek infaz olunabilir. Somut olayda dayanak ilamın incelenmesinde;şikayetçi sigorta şirketi aleyhine dayanak ilamda manevi tazminata hükmedilmediği, sigorta şirketinin faize ilişkin sorumluluk miktarının diğer davalılardan ayrı olarak belirlendiği, mahkemece de bu hususun gözetildiği ve gerekçesine dayanak yapıldığı da görülmüş ise de takibin tümden iptaline karar verilmesi yerinde değildir. Mahkemece, şikayetçi sigorta şirketi bakımından icra emrindeki manevi tazminat alacak kaleminin çıkarılması ile faiz yönünden de bilirkişi raporu alınmak suretiyle davacı borçlunun sorumluluğunun tespiti ile icra emrinin düzeltilmesi gerekirken takibin tümden iptal edilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklıların temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK' nun 428. maddesi uyarınca (BOZULMASINA) peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.