Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/8829 E. 2013/26457 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/8829
Karar No
2013/26457
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : Her iki sanık hakkında; 2863 sayılı Kanunun 74/1, 74/1-2. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanıklar ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... hakkında yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, olay yerine piknik yapmak amacıyla gittiğine, kazı yapmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Sanık ...'ın soruşturma aşamasında kollukta verdiği ifadede, olay günü piknik yapmak için arkadaşları ile birlikte İnderesi Köyü, Ada mevkine gittiklerini, kendisine ait dedektörü denemek amacıyla yanında getirdiğini ve arazide bir kere deneyerek küçük bir çukur açtığını, hiçbir şey çıkmayınca çukurun üzerini kapattığını, bu eylemine diğer arkadaşlarının iştirak etmediklerini söylediği, sanık ...'in de aşamalarda verdiği benzer ifadelerde, piknik yapmak ve sumak ekşisi toplamak amacıyla gittikleri bölgede sanık ...'in, yanında getirdiği dedektörü denemek için kendilerinden uzaklaştığını, bu nedenle adı geçen sanığın ne yaptığını görmediğini, ancak kendisinin kazı eylemi gerçekleştirmediğini beyan ettiği, meydana gelen olayın sanık ... tarafından tüm aşamalarda kendi fikir ve fiili olarak açıklandığı, sanık ...'ın “asli fail” ya da “yardım eden” sıfatı ile sanık ...'in eylemine iştirak ettiğine dair savunmasının aksine delil bulunmayıp, adı geçen sanıkla birlikte yakalanmasının ortak irade ile suç işlediklerini kabul hususunda yeterli olmadığı gözetilmeksizin, hatalı değerlendirmeye dayanılarak sanık ... hakkında mahkumiyet hükmü tesisi, 2- Kolluk kuvvetlerince düzenlenen olay tutanağına göre, sanık ... tarafından kazılan alanda eski bir yerleşim yerine ait kalıntılar bulunduğu, yine, olay mahallinde icra edilen keşif sonrası polis memuru bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, bölgenin çok eski bir yerleşim alanı olabileceğinin belirtildiği, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce kovuşturma aşamasında gönderilen cevabi yazı ile de, kazı eyleminin gerçekleştirildiği İnderesi Köyü, Ada mevkine yönelik bir tescil kaydına rastlanmadığının bildirildiği, ancak dosya içerisinde, arkeoloji alanında uzman kişiler tarafından olay yerinde yapılan incelemeye dayalı herhangi bir tespit bulunmadığı anlaşılmakla, belirtilen husustaki eksiklik giderilip olay mahallinin niteliği tereddütsüz ve kesin bir şekilde belirlenerek sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 3- Kolluk kuvvetlerince, sanık ...'in kazdığı çukurun genişliği yaklaşık 1 m olarak tespit edilmekle birlikte, üzeri kapatıldığı için derinliği hususunda herhangi bir saptama yapılamadığı, bu nedenle kazı çukurunun kültür varlığı elde etmek için yeterli derinliğe ulaşıp ulaşmadığı noktasında şüphe bulunduğu, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi doğrultusunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek adı geçen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35/2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile sanığa fazla ceza tayini, Kabule göre de; 1- 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, anılan hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması, 2- Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanıklar ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/8829, K. 2013/26457, T. 21.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-8829-e-2013-26457-k-e1d17997960a