Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/3189 E. 2013/22716 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/3189
Karar No
2013/22716
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme Hüküm : Beraat Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı; ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açık yasal düzenlemeler uyarınca, Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı hükümlerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihten itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru haklarının bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla, Pütürge Asliye Ceza Mahkemesince verilen 05.05.2011 tarihli hükmün 07.06.2011 tarihinde görüldüsünü yapan mahalli Cumhuriyet savcısının 08.06.2011 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, tebliğnamedeki süresinde olmadığı düşüncesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiğine dair görüşe iştirak edilmeyerek yapılan incelemede: 1- Dosya kapsamına göre; katılanın, bilgisi ve rızası dışında, adına bir arkadaşlık sitesinde üyelik işlemleri yapılarak, elektronik posta adresi oluşturulan sitede, başka kişilere tanışma ve görüşme isteğini içerir elektronik ileti gönderilip, katılanın aktif kullanımındaki cep telefonu numarası ile elektronik posta adresinin yazılması nedeniyle tanımadığı kişilerin 13.02.2008 tarihinden itibaren kendisini telefonundan arayarak ve elektronik ileti göndererek rahatsız ettiği iddiasını içeren 25.03.2008 tarihli şikayet dilekçesi üzerine başlatılan adli soruşturma kapsamında, katılanın şikayet dilekçesinde geçen arkadaşlık sitesindeki üye profiline son olarak 23.03.2008 günü saat 03:41:05'te, sanığın abonesi olduğu telefona bağlı IP adresinden giriş yapıldığının belirlendiği olayda, Sanık savunmasında, internet ortamında tanıştığı arkadaşı tanık ...un, görüntülü sohbet yaptıkları sırada, şikayete konu arkadaşlık sitesine üye olmak istediğini belirtip, kendisinden yardımcı olmasını istemesi nedeniyle ve üyelik işlemlerini onun adına yaptığı düşüncesiyle söz konusu üye profilini oluşturduğunu ve giriş için gerekli şifreyi aynı gün tanık ...a verip, bu profile bir daha giriş yapmadığını, katılanla eşi arasında duygusal boyutta arkadaşlık ilişkisi olduğunu düşünen tanık ...un, katılana zarar vermek kastının olduğunu bilmeden hareket ettiğini, katılanı da tanımadığını beyan etmiş ise de, Tanık ...un, istinabe yoluyla Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan 17.02.2010 tarihli ilk beyanında, eşinin kendisini katılanla aldattığını sanığa anlattığında, sanığın, bir talebi olmadığı halde, katılanı arkadaşlık sitesine üye yapabileceğini söyleyip, kendisinden aldığı bilgilerle, şikayete konu üye profilini oluşturduğunu, sonuçta internet kullanıcısı olması sebebiyle isteseydi kendisinin de bu işlemi gerçekleştirebileceğini, aynı mahkemede alınan 22.09.2010 tarihli ikinci beyanında ise, katılan adına üye profili oluşturma fikrinin kendisinden çıkmakla beraber sanığın da bu hususta yardımcı olabileceğini söylemesi üzerine katılana ait resimleri sanığa gönderdiğini ve üyelik işlemlerinin sanık tarafından gerçekleştirildiğini, kendisinin sadece şifresini bildiği üye profili üzerinden başka kişilere elektronik ileti gönderip, katılanın GSM numarasını verdiğini ifade etmiş olması; katılanın şikayet dilekçesinde geçen arkadaşlık sitesinin sahibi olduğunu belirten tanık ...'ın Cumhuriyet Savcılığında alınan 23.09.2008 tarihli beyanında, şikayete konu profile son olarak 23.03.2008 günü, saat 03:41:05'te, 85.110.23.34 numaralı IP adresinden giriş yapıldığını tespit ettiklerini belirttiği, Telekomünikasyon A.Ş. İstanbul Yakası İl Telekom Müdürlüğünün 04.11.2008 tarihli yazısıyla söz konusu numaranın sanığın abonesi olduğu telefona bağlı IP adresi olduğunun belirlendiği ve katılanın 13.02.2008 tarihinden itibaren rahatsız edildiğini beyan ettiği nazara alındığında, savunmanın aksine, sanığın üyelik işlemlerini gerçekleştirdikten sonra da şikayete konu üye profiline giriş yaptığının kuvvetle muhtemel olması karşısında, Maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi için; aynı olaydan dolayı tanık... hakkında yürütülen soruşturma dosyasının akıbeti araştırılıp, ilgili arkadaşlık sitesinden, söz konusu üyelik işlemlerinin hangi zaman aralığı içerisinde ve hangi IP numarası tarafından gerçekleştirildiğini gösteren kayıtların mevcut olup olmadığı sorularak, varsa temini, ayrıca; katılan adına elektronik posta adresi hesabının oluşturulduğu sırada elektronik posta hizmeti veren şirkete beyan edilen kimlik bilgileri, elektronik posta adresi oluşturulurken kullanılan IP adresi ve bağlantı için kullanılan telefon numarası, elektronik posta adresinin aktive edilmesi için elektronik posta adresinin alındığı şirkete verilen diğer elektronik posta adresi ve bu adresin kullandığı IP adresleri ve bağlantı telefon numaraları, suça konu elektronik posta adresi ve bunun aktive edilmesi için şirkete bildirilen diğer elektronik posta adresi ile başka adreslere gönderilen iletilerin tespit edilmesi için dosyadaki tüm bilgi ve belgelerin Türkiye İletişim Kurumu Başkanlığına gönderilerek, alınacak yazı cevabından sonra, gerektiğinde sanığın iş yerinde ve evinde kullandığı bilgisayarlar üzerinde bilişim uzmanı üç kişilik bilirkişi marifetiyle inceleme yapılıp, katılanın aktif kullanımındaki cep telefonu numarası ile elektronik posta adresinin yazıldığı ve katılanın resimlerinin konulduğu bilgisayar tespit edilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak, yazılı şekilde, sanığın beraatine karar verilmesi, kanuna aykırı, 2- Hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanunun Geçici 1. maddesinin, “31/12/2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibarıyla adlî para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a) Soruşturma evresinde, 04/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b) Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c) Kesinleşmiş olan mahkûmiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir.” hükmü gereğince, sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/3189, K. 2013/22716, T. 07.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-3189-e-2013-22716-k-df0935d28fad