Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/23993 E. 2013/1307 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/23993
- Karar No
- 2013/1307
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09.04.1977 gün ve 9776 sayılı kararıyla, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli sıra dükkanlardan biri olan ve İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 12.07.1995 gün ve 6848 sayılı kararı ile, “tarihi yarımada kentsel ve tarihi sit alanı” olarak belirlenen yerde kalan, İstanbul İli, Eminönü İlçesi, Süleymaniye Mahallesi, Fuatpaşa Caddesi, 618 ada, 33 parselde bulunan, tapuda sanık ... adına kayıtlı, ancak tapunun beyanlar hanesinde kültür varlığı olduğuna dair şerh bulunmayan tescilli yapıda, suç tarihinde Eminönü Belediye Başkanlığı görevlileri tarafından, izinsiz uygulamalar yapıldığına dair yapı tatil tutanağı tutularak, Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu, dosya içerisinde mevcut mimar bilirkişinin 05.01.2009 tarihli raporuna göre, bodrum katın yapının tarihi vasfıyla ilgisi bulunmadığını, sanığın satın aldığı tarihten önce ilave edilmiş olabileceğini, mutfak tezgah, çevresindeki fayans, boya ve badana işlerinin, diğer katlardaki zemin kaplamaları, duvar ve tavan kaplamalarının, 2863 sayılı kanunun 65/b maddesindeki cezai müeyyideyi gerektiren, “esaslı onarım ve inşaat” olarak nitelendirilemeyeceği, bodrum, giriş ve üst kattaki yapısal işlerin, hangisinin davalı tarafından yapıldığının belli olmadığı, PVC doğramanın da, sanık tarafından yapılıp yapılmadığı belli olmayıp, tek başına tarihi yapıyı bozduğunun söylenemeyeceğinin belirtildiği anlaşılmış ise de; Söz konusu kültür varlığı olarak tescilli yapıda, badana boya, fayans döşeme ve zemin kaplama işlemleri ile PVC doğrama işlemlerinin yapıldığı, bu uygulamaların basit onarım kapsamında olan işler olmayıp, esaslı inşai müdahaleler olduğu, kaldı ki, basit onarım kapsamında kalan işlerin de, 2863 sayılı Kanun'un 65/d maddesinde yaptırım altına alındığı, ayrıca bilirkişi raporunda, bodrum, giriş ve üst kattaki yapısal işlerin neler olduğunun belirtilmediği gibi, yapıdaki izinsiz inşai müdahalelerin yapılış tarihlerinin de tespit edilmediği anlaşılmakla; 1- Suça konu yerde inşaat mühendisi ve üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak, inşai müdahale kapsamında kalan yapıların eskime durumları, kullanılan malzemelerin yıpranma özellikleri de dikkate alınarak suç tarihinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek, hangi inşai eylemlerin sanık tarafından yapıldığının belirlenmesi ile söz konusu müdahalelerin kültür varlığının tarihi dokusuna zarar verip vermediği konusunda rapor alınması gerekirken, kendi içerisinde çelişkili ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınarak sanık hakkında eksik incelemeye dayalı beraat kararı verilmesi, 2- Suça konu yerin, tescil edilip koruma altına alındığına dair, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09.04.1977 gün ve 9776 sayılı kararı ile İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 12.07.1995 gün ve 6848 sayılı kararının ve söz konusu kararların usulüne uygun olarak ilan edildiğine dair belgelerin dosya içerisinde celpedilmemesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.