Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/7796 E. 2013/11049 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/7796
- Karar No
- 2013/11049
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2007/957-2010/704 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 28.05.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve Av. ..., davalılar vekili Av. ... ile Müdahil Alarko Holding A.Ş. Vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, asıl ve birleşen davalarında müvekkilinin sahibi olduğu arazilerini değerlendirmesi için davanın ihbar olduğu kişilerle 25.09.1995 tarihli 'İnşaat yapıp satmak ve arazi değerlendirmek amacıyla bir anonim şirket kurulması hakkındaki işbirliği sözleşmesi' imzaladığını, üzerine düşen edimleri fazlasıyla yerine getirdiğini, verilen güven nedeniyle sözleşmeyi aşarak bir şirket yerine üç şirkete taşınmazları sermaye olarak koyduğunu, ihtarlara rağmen amaç doğrultusunda inşaat başlatılmadığını ve yapılmadığını, güveninin bittiğini, amacın kalmadığını, şirketlerin gayri faal olduklarını ileri sürerek, davalı şirketlerin TTK'nın 434/2. maddesi uyarınca infisah ettiğinin tespiti ile feshine, sermaye olarak konulan taşınmazların sözleşme hükmü uyarınca müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl ve birleşen davanın davalıları vekili, davacının dava açmasındaki temel sebebin, taşınmazların bulunduğu yerdeki fiyat artışı nedeniyle daha fazla fiyatla satma isteği olduğunu, şirketlerin faaliyetlerine devam ettiğini, müvekkili şirketlerin davacının taraf olduğu sözleşmede imzalarının olmadığını, tapu iptal davasında husumet düşmeyeceğini, ayrıca infisah iddialarının de yersiz olduğunu, taşınmazların değerinin artması, yol imkanı sağlanması, imar gibi çalışmaların devam ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ihbar olunanlar ile davacı mirasçılarının bir araya gelerek 25.09.1995 tarihli adi ortaklık nitelikli sözleşme akdettikleri, bu sözleşmeyle arazileri değerlendirmek ve inşaat yapıp satmak amacı taşıdıkları, bu amaç kapsamında asıl ve birleşen davanın davalıları şirketleri kurdukları, şirketlerin iştigal konusunun oldukça geniş bulunduğu, taşınmazlar üzerinde inşaat yapıp satmakla sınırlı olmadığı, inşaatın uzun sürmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğine dair hüküm bulunmadığı, esasen istenilen hıza sahip olmamakla birlikte inşaat ve proje çalışmalarının devam ettiği, başka amaçlarının da bulunduğu, ayrıca işbirliği sözleşmesinin tarafları için hüküm ifade edeceği, davalı şirketleri bağlamayacağı, tasfiyeye ilişkin TTK'nın A.Ş'ye ait hükümlerinin tatbik edileceği, anasözleşmelerde de tasfiyeye dair hükümler olduğu, infisah ve davalı şirketlere ait taşınmazların davacılar adına tescil koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davaların ayrı aynı reddine karar verilmiştir. Kararı, asıl ve birleşen davanın davacısı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak davalılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 17,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.