Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/6555 E. 2012/13249 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/6555
- Karar No
- 2012/13249
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Zara Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2009/30-2009/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Zara Şubesi'ne 13.07.2008 vade tarihli 12.300,00 TL bedelli, borçlusu ... olan bonoyu tahsil cirosu ile teslim ettiğini, vadesi geldiğinde ilgili bankadan söz konusu bononun ödenip ödenmediği sorulduğunda banka çalışanlarının bononun kaybolduğunu beyan ettiklerini, davalı Banka'nın zarara neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla söz konusu senetteki alacak miktarı olan 12.300,00 TL ile birlikte vade tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz toplamı, alacağın süresinde tahsil edilmemesi nedeni ile uğranılan 1.000,00 TL lik kâr kaybının ve ticari hayatında meydana gelen güven ve itibar kaybına istinaden 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, bankalarının müşterisi olan davacı şirket yetkilisinin söz konusu senedi tahsil cirosu ile Zara şubelerine teslim ettiğini, borçlu Ulaş'ta ikamet ettiği için senet tahsil amacıyla Ulaş Şubesi'ne gönderilmek istenirken sehven senet borçlusu ...'ya adresinde imza karşılığı bizzat teslim edildiğini, bu durumun PTT kayıtları ile sabit olduğunu, durumun farkedilmesi üzerine senet borçlusu aleyhine Ulaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/55 Esas sayılı dosyası üzerinden senet istirdadı davası açıldığını, ancak mahkemece esasa girilerek davanın reddine karar verildiği ve bu kararın tebliğini müteakip temyiz edileceğini, ayrıca senet borçlusuna ihtarname gönderildiğini, ancak borçlunun olumlu bir tavır sergilemediğini, TTK'nun 600. maddesi uyarınca senedi tahsil cirosu ile devralan vekil-hamil durumunda olan bankanın sorumluluğunun BK'nun 390. madde delaleti ile 321. maddesi hükümlerine tabi olduğunu, buna göre iras ettiği zarardan sorumlu olacağını, alacaklının bankadan talepte bulunabilmesi için öncelikle zarara uğraması gerektiğini, zarar mevcudiyeti ise ancak alacaklının söz konusu senetle ilgili olarak senet borçlusu aleyhine yasal yollara müracaat etmesi, buna rağmen senet borçlusundan senet bedelini tahsil edememesi halinde mümkün olacağını, esasen senet borçlusu ...'nun bankalarına verdiği 15.07.2008 tararihli taahhütname ile davacı şirkete borçlu olduğunu kabul ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma dosya kapsamına göre, davacı tarafın öncelikle senet borçlusu aleyhine yasal yollara müracaat etmesi gerektiğini, asıl borçludan tahsil edilemeyen alacak için davalı Banka'ya başvurabilceği ancak davacı tarafın bu sırayı izlemeden erken davranarak davalı Banka'ya başvurduğu ve ileri sürülen zararın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.