Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/13687 E. 2013/16475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/13687
- Karar No
- 2013/16475
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06/04/2011 tarih ve 2010/770-2011/166 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı ile...arasında düzenlenen bireysel emeklilik sigorta sözleşmesinde müvekkilinin lehdar olarak yer aldığını, katılımcı Sacide'nin ölmesi üzerine davalının katılım tutarını müvekkiline ödemediğini, mirasçıların olurunun gerektiğini savunduğunu, oysa Hayat Sigortası Genel Şartlarının B/2-e maddesinde lehdar tayin edilmediği durumlarda veraset ilamı istenebileceğini, davalının tevdii mahalli kararı alarak, 65.000,00 YTL katılım bedeli ve 20.309.98 YTL nemalar olmak üzere toplam 85.309,98 YTL'nı bankaya yatırdığını ileri sürerek, bu meblağın davacıya ödenmesini, 65.000,00 YTL sigorta bedelin 20.07.2005 ölüm tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında sigorta değil bireysel emeklilik sözleşme ilişkisi bulunduğunu, sigorta poliçesi bulunmadığını, bireysel emeklilik sistemi hakkındaki yönetmeliğin 17/4 ncü maddesinde, katılımcının ölmesi halinde birikimlerinin TMK hükümleri saklı kalmak kaydı ile varsa emeklilik sözleşmesinde belirtilen lehdarlara veya kanuni mirasçılara ödeneceğini öngörüldüğünü, TMK'nun 505 nci maddesinde de murisin saklı paylar dışında ölüme bağlı tasarrufta bulunabileceğinin düzenlendiğini, davacının da ancak dava dışı mirasçıların saklı payı dışında kalan kısmı isteyebileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Fer'i müdahil ..., müvekkilinin saklı payını aşan kısma ilişkin istenen bölümünün reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda TTK'nın 1329, HSGŞ A.1, B-2, 4382 sayılı Kanunun 6/3 ve Bireysel Emeklilik Sistemi Yönetmeliğinin 17/4. maddeleri uyarınca, davalının, murisin saklı paylı mirasçıları bulunsa dahi sigorta bedelini yasal mirasçı olmayan lehdar-davacıya ödemesi gerektiği, davalının saklı payları esas alarak ödeme yapmamasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı tarafından tevdii mahalli tayini suretiyle yatırılmış bulunan 65.000.00 TL sigorta tazminatı ve 20.309.98 TL nemasının davacıya ödenmesine, 65.000.00 TL sigorta tazminatına 01.02.2008 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4.560,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.