Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/16365 E. 2011/7012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/16365
Karar No
2011/7012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.06.2008 gün ve 2006/371 - 2008/361 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.05.2010 gün ve 2008/14141 - 2010/5781 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, davacının sigortalısı olan Turkuaz Dış Ticaret Ltd Şti. tarafından ihracatı yapılan çeşitli emtia için nakliyat sigorta poliçelerinin düzenlendiğini, sigortalı emtiaların multimodal (çok ve değişik araçlarla taşıma) transport yöntemiyle Türkiye- Ukrayna-Kazakistan arasında taşınması sırasında hasarlar meydana geldiğini, hasarlanan emtiaların yükleme sırasında kontrolleri yapılarak sağlam olarak vagon konteynırlara yüklendiğini, ancak sağlam ve tam olarak yüklenen sigortalı emtiaların varma yeri olan Kazakistan’da hasarlı veya eksik olarak teslim edildiğini, taşımaların davalı şirket tarafından yapıldığını, toplam 116,185 YTL hasar tazminatını sigortalıya ödediklerini ve TTK'nun 1301. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olduklarını ileri sürerek, 116.185 YTL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu taşımalarda TTK'nun 119. maddesi anlamında acente sıfatıyla hareket ettiğini, taşıyıcı olmadığını, TTK'nun 116-119. maddeleri uyarınca kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, gümrük çıkış beyannameleri ve satış şartları itibariyle taşınan emtianın yetki ve sorumluluğunun alıcı firmaya ait olduğunu, hak ve sorumlulukların satıcıdan çıkmış bulunduğunu, bu nedenle satıcı adına sigorta yapan davacının dava açma hakkının bulunmadığını, ambalaj bozukluğu ve istifleme hatalarından dolayı taşıyıcının sorumlu tutulamayacağını, hasar ihbarlarının zamanında yapılamadığını, hasarın yükleme-istif hatalarından kaynaklanmış olması nedeniyle kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, taşıma belgelerine göre davalının acente sıfatıyla değil taşıyıcı sıfatıyla taşıma işini üstlendiği, satış şekilleri FOB satış olmakla birlikte alıcı firma tarafından meydana gelen hasarlarla ilgili dava açabilmesi yönünden davacıya muvafakatnameler verildiğinden davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, 45257086, 28033679, 28033677 ve 28013250 nolu poliçelerle ilgili taşımaların tamamının demiryolu ile yapıldığı, demiryolu ile uluslararası eşya taşıma sözleşmesinin (Cotif-CIM) sorumluluk hükümleri uyarınca toplam 24.051,00 YTL hasar bedelinden davalı taşıyıcı şirketin sorumlu olduğu, bu taşımalar dışındaki yedi adet taşımanın kısmen deniz ve devamında da demir yolu ile yapıldığı, taşıma belgelerine göre bir kısım hasarların deniz taşıması sırasında meydana geldiği, Cotif-CIM sözleşmesinde taşımanın kısmen deniz yolu ile yapılması halinde dahi Cotif hükümlerinin taşımanın tümüne uygulanacağına dair bir düzenleme yer almadığı, davalı taşıyıcının taşımaların gemiyle yapılan bölümündeki sorumluluğunun deniz taşıma hükümlerine tabi olduğu ve İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevinde bulunduğu gerekçesiyle dava konusu 28013524, 28023442, 28013064, 45261348, 28013314, 28003494, 45261266 nolu poliçelerle ilgili taşımalar yönünden dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi’ne gönderilmesine, 45257086, 38033679, 28033677 ve 28013250 nolu poliçelere ilişkin taşımalar yönünden davanın kısmen kabulü ile, toplam 24.051,00 YTL tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 24.05.2010 günlü ilamıyla onanmıştır. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 02,70 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 185.00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 09.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/16365, K. 2011/7012, T. 09.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2010-16365-e-2011-7012-k-28a76d29fa8b