Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2010/12667 E. 2012/18685 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2010/12667
- Karar No
- 2012/18685
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.02.2010 tarih ve 2007/474-2010/60 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. ..... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı kontrol ve denetimindeki sundurmadan çıkan yangın sonucu dava dışı Çelebi Hava Serv. A.Ş.’ye ait antreponun yandığını, müvekkili nezdinde emtia sigorta poliçesiyle sigortalı malların tamamen zayi olduğunu, sigorta ettirene tazminat ödendiğini, rucu koşullarının oluştuğunu, yangının davalıya ait sundurmada meydana geldiğini, antreponun yine davalı mülkiyetinde bulunduğunu, zarardan kusursuz sorumlu olduğunu ileri sürerek, 142.802.00 YTL’nin 02.08.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yangının nereden ve kimin tarafından çıkarıldığının belli olmadığını, ceza dosyasının beklenilmesi gerektiğini, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, somut olayda kamu hizmetinin görülmesine ilişkin bir hizmet kusuruna dayanılmadığı, kamu tüzel kişilerinin özel hukuka ilişkin işlemlerinde davaya bakmakta adli yargının görevli olduğu, davalı çalışanlarının ceza mahkemesinde kanıt yetersizliğinden beraat ettiği, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenilmesinin gerekmediği, davalıya ait sundurmada çıkan yangının davacı tarafından taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı emtianın bulunduğu entrepoya sirayet ettiği, malın tamamen hasara uğradığı, davacının sigorta tazminatı ödediği, anreponun da davalı mülkiyetinde kiraya verildiği, yangından korunmaya dair yönetmeliğe uygun hareket etmediği, BK’nun 58. maddesi uyarınca zarardan sorumlu bulunduğu, davacının ödeme tarih itibariyle davalının temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 129.731,58 TL’nin 02.08.2006 tarihinden itibaren faiziyle tahsiline verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava, emtia taşıma sigorta poliçesi uyarınca ödenen tazminatın rucuan tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkili nezdinde taşıma sigorta poliçesiyle sigortalı olan ve davalının kiraladığı antrepoda bulunan emtianın, davalının kontrol ve denetiminde olan sundurmadan çıkan yangın sonucu tamamen hasara uğradığını, sigorta tazminatının ödendiğini ileri sürerek, rucuan tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı DHMİ Genel Müdürlüğü, sivil havacılık faaliyetlerinin gereği olan, hava taşımacılığı, hava alanlarının işletilmesi, meydan yer hizmetlerinin yapılması, hava trafik kontrol hizmetlerinin ifası, seyrüsefer sistem ve kolaylıklarının kurulması, işletilmesi ve modern havacılık düzeyine çıkarılmasını sağlamak amaçlı olarak, 233 sayılı KHK kapsamında kurulmuş kamu ikdisadi kuruluşudur. Ana statüsünde faaliyetleri ve görevleri etraflıca düzenlenmiştir. Sermayesinin tamamı devlete ait olup, idari nitelikte bir hizmetin ifası için teşkilatlandırılmıştır. Esasen, somut uyuşmazlıkta yangının çıktığı iddia edilen yer ile davacının sigorta örtüsüne aldığı emtianın bulunduğu ve davalı tarafından kiraya verilen antreponun mülkiyeti de Maliye Hazinesine ait olup, Ulaştırma Bakanlığı’na tahsis edilmiş, anılan Bakanlıkça da davalı işletmesine bırakılmıştır. Somut uyuşmazlık bakımından meydana gelen zararın tazmini istemli olarak açılan işbu davada, davalı İdare tarafından yürütülen kamu hizmetinin yöntemine ve hukuk kurullarına uygun olarak yerine getirilip getirilmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin, netice olarak hizmet kusuruna dayalı ve idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığının tayin ve tespiti idare hukuku ilkelerine göre saptanması gerekecektir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2/1-b maddesi uyarınca tam yargı davasının görülmesinde ve çözülmesinde idari yargı yeri görevlidir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu durum karşısında, yargı yolu bakımından görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde işin esasına girilerek hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.. 2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.