Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/8070 E. 2011/7388 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8070
Karar No
2011/7388
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2008 tarih ve 2008/367 - 2008/575 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 14.06.2011 gününde davacı avukatı ... geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı vekili duruşmaya gelmedi, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... .... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekil, müvekkilinin davalı şirketlerin içinde bulunduğu Yimpaş Grubu'nun 1990 yılından itibaren Almanya başta olmak üzere birçok ülkede garanti verilerek binlerce insandan mevduat toplandığını, müvekkilinin davalı şirketlere 20.020.DM (10.236.05.Euro) karşılığı 20.013.52.YTL karşılığında hisse senedi ile ortak olduğunu, parasını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini, müvekkiline her hangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını ileri sürerek müvekkili tarafından yatırılan 10.236.05.Euro (20.020.DM) karşılığı 20.013.52.YTL'nin talep tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketlerde hissesi bulunduğu, TTK'nun 405/2 maddesi uyarınca sermaye şirketlerinde sermaye olarak şirkete verilenin istenemeyeceği, ... davalı olarak gösterilmiş ise de davanın niteliği itibarıyla TTK hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan Anonim Şirket yönetim kurulu başkanının şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durum mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalının sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eyleminden de söz edilmediği gerekçesiyle davalı şirketler hakkında açılan davanın esastan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ile bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK’nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler. Somut olayda davacı, “Yimpaş Yozgat Gıda San.ve Tic.A.Ş. hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi” ibareli bir belge karşılığında 20.020 DM tahsil edildiğini, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olunmadığını iddia etmektedir.Davalılar vekili, davacının davalı şirketlerde ortak olduğunu savunmuş, davalı Yimpaş Yozgat Gıda San.ve Tic.A.Ş.’de 1.000.000 TL nominal bedelli 52 adet, Yimpaş Yozgat İht.Mad.Paz.ve Tic.A.Ş.’nin 50.000 TL nominal bedelli 50 adet hissesinin mevcut olduğu bildirilmiştir. Mahkemece Takasbank’a yazı yazılmamıştır. Öte yandan Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK duyuru ve kararlarında davalı şirketin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketleri'nin pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında “çoğun içinde az da vardır kuralı” gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825,00 TL duruşma vekillik ücretinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.06.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2009/8070, K. 2011/7388, T. 16.06.2011, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2009-8070-e-2011-7388-k-c4f7c018dc69