Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/13660 E. 2011/5657 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/13660
- Karar No
- 2011/5657
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/07/2009 tarih ve 2008/599-2009/427 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin satışını yaptığı gayrimenkule karşılık olarak aldığı keşidecisi ... olan 4 adet çekin davalı oğlu ... tarafından çalındığını ileri sürerek, belirtilen çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., iptali istenen çekleri keşide ederek davacıya verdiğini beyan etmiştir. Davalı ... vekili, çeklerin müvekkili tarafından çalınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerin davacının oğlu olan davalı ... tarafından çalındığına ilişkin iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı taraf, hamili oldukları çeklerin davalılardan ... tarafından çalındığını iddia ederek işbu davayı açmış olup, mahkemece dava, zayi nedeniyle çek iptali davası olarak nitelendirilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, davacı vekili 24.12.2008 tarihli oturumda İİK'nun 72. maddesi uyarınca tedbir talebinde bulunmuş, mahkemece de talep kabul edilmiştir. Bu durumda, mahkemece HUMK'nun 75.maddesi uyarınca davacı tarafa dava dilekçesinin açıklattırılması, buna göre davanın menfi tespit davası mı, istirdat davası mı, yoksa hasımsız açılması gereken zayi nedeniyle çek iptali davası mı olduğunun belirlenmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.