Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2024/2984 E. 2025/1665 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/2984
- Karar No
- 2025/1665
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/170 E., 2015/1334 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Büyükçekmece 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/170 Esas, 2015/1334 Karar sayılı kararı ile sanığın resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 206. maddesi uyarınca mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/21806 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35718 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35718 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 14/06/2016 tarihli ve 2015/2401 esas, 2016/5531 karar sayılı ilamında "....Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçunun oluşması için kişinin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suçun oluşmayacağı açıktır..." şeklinde belirtildiği üzere, Sanığın 30/01/2015 tarihinde kardeşi ...'ın kimliğini kullandığının ihbar edilmesi üzerine kolluk görevlilerince sanıktan kimlik belgesinin istendiği, sanığın üzerine kendi fotoğrafını yapıştırdığı kardeşi ...'a ait kimlik belgesini kolluk görevlilerine vermesi üzerine, şahsın gerçek kimliğinin tespit edilebilmesi için 30/01/2015 tarihli tutanak tutularak karakola götürülüp parmak izi alındığı ve ifadesinin gerçek kimlik bilgileriyle alındığının anlaşılması karşısında, sanığın üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşmayacağı, eylemin bütün halinde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu ve bu suçtan da sanığın mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE İnceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; kolluk güçlerince durdurulan sanık ...'ın, kendisini ... olarak tanıttığı ve bu isimle tanzim edilmiş sahte nüfus cüzdanını ibraz ederek, 30.01.2015 tarihli ve saat 15:20'de düzenlenen tutanağı ... ismiyle imzaladığı, sonradan yapılan parmak izi incelemesi ile gerçek kimliği tespit edilip ifadesinin alındığı, sanığın bahse konu tutanağı ... ismiyle imzaladığı ve bu nedenle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun unsurlarının oluştuğu anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.02.2025 tarihinde karar verildi.