Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/3790 E. 2024/4019 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3790
- Karar No
- 2024/4019
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2022/6053 Değişik iş ŞİKÂYETÇİ : ... ŞÜPHELİLER : ..., ...Reklam Ürünleri ve Savunma Sanayi Ltd. Şti. yetkilileri SUÇ : Özel belgede sahtecilik İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.04.2022 tarihli ve 2022/68906 Soruşturma, 2022/53219 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/6053 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 18.05.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.05.2023 tarihli ve 2023/5223 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58000 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58000 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, müşteki vekilinin dilekçesinde özetle, müvekkilinin ...Reklam Ürünleri ve Sanayi Limited Şirketi'nde işçi olarak çalıştığı, aralarında işçilik alacaklarından kaynaklı uyuşmazlık sebebiyle Ankara 55. İş Mahkemesi 2021/1308 esasına kayıtlı derdest dava bulunduğu, şüpheli işverenlik tarafından anılan dosyaya müvekkili Eray Bünyar Aşır'ın imzasının taklit edilmesi sonucu müvekkili tarafından yazılan ancak müvekkilinin imzalamayı reddettiği istifa dilekçesinin sunulduğunu belirterek özel belgede sahtecilik suçundan şikayette bulunduğu olayda; davanın görülmekte olduğu hukuk mahkemesince yapılan yargılamada bahse konu belgenin ve imzanın sahte olup olmadığı ve buna göre hukuki sonuç doğurup doğurmayacağının mahkemece yapılan yargılama sonucunda değerlendirilerek karar verileceği, bahse konu belgenin hukuki sonuç doğurmadığı ve özel belgede sahtecilik suçunun unsurları oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüpheli işverenlik tarafından özel belgede sahtecilik suçuna konu istifa dilekçesinin işleme konularak müştekinin iş sözleşmesinin feshedilmesi karşısında, maddi gerçeğin araştırılması amacıyla müşteki ve şüphelilerin ayrıntılı olarak beyanlarının alınması, özel belgede sahtecilik suçuna konu istifa dilekçesi aslının Ankara 55. İş Mahkemesinin 2021/1308 esas sayılı dosyasında bulunup bulunmadığının kesin olarak belirlenmesi ve belge aslının temin edilmesi sonucunda belge aslı üzerinde imza ve yazı örnekleri alınmak suretiyle düzenlenecek bilirkişi raporu doğrultusunda oluşacak sonuca göre, şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; ...Reklam Ürünleri ve Savunma Sanayi Ltd. Şti. isimli şirkette çalışan şikâyetçi ile adı geçen şirket arasında işçi alacaklarından kaynaklanan uyuşmazlık nedeniyle Ankara 55. İş Mahkemesinin 2021/1308 Esas sırasında devam eden yargılama esnasında, şüpheli şirket yetkilileri tarafından davaya cevap dilekçesi ekinde sunulan ve şikâyetçinin imzasını taşıyan istifa dilekçesinin sahte olduğunun iddia olunması karşısında; ...Reklam Ürünleri ve Savunma Sanayi Ltd. Şti. isimli şirketin yetkililerinin Ticaret Sicil Müdürlüğünde de sorulmak suretiyle tespit edilmesi ile şüpheli sıfatıyla beyanlarına başvurulması, suça konu istifa dilekçesi aslının temin edilmesi ve dilekçe üzerindeki imzanın şikâyetçiye ait olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılması, Ankara 55. İş Mahkemesinin 2021/1308 Esas sayılı dosyası getirtilip incelenerek bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosyaya eklenmesinden sonra, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, "...şikayet edilen tarafın yazıları müştekiye ait ancak imzası sahte olduğu iddia olunan istifa dilekçesini taraflar arasında davanın görülmekte olduğu Ankara 55. İş Mahkemesinin 2021/1308 Esas sayılı dosyasına sunulmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin iddia edildiği, davanın görülmekte olduğu hukuk mahkemesince yapılan yargılamada bahse konu belgenin ve imzanın sahte olup olmadığı ve buna göre hukuki sonuç doğurup doğurmayacağının mahkemece yapılan yargılama sonucunda değerlendirilerek karar verileceği, mevcut aşamada bahse konu belgenin hukuki sonuç doğuracağından söz edilemeyeceği cihetle müsnet özel belgede sahtecilik suçunun unsurları yönüyle oluşmadığı..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Ankara 7. Sulh Ceza Hakimliğinin, 18.05.2022 tarihli ve 2022/6053 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.03.2024 tarihinde karar verildi.