Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/9962 E. 2023/9269 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9962
- Karar No
- 2023/9269
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2021/3229 Değişik iş SUÇLAR : Açığa imzanın kötüye kullanılması, görevi kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.09.2022 tarihli ve 2022/4332 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/122185 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2022 tarihli ve KYB-2022/122185 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre; müşteki ...'nın şüpheli ...ile Anadolubank A.Ş. arasında düzenlenen 24/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden kefil sıfatıyla imzalı boş senet verdiği, anılan kredi sözleşmesi ödenip kapatıldıktan sonra şüpheli İbrahim'in anılan banka ile arasında düzenlediği 25/06/2015 tarihli genel kredi sözleşmesiyle kullandığı kredilerde de önceki kredi için müştekiden aldığı açığa imzalı senedi bilgisi dışında kullandığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine söz konusu senedin 30/07/2016 tanzim tarihli ve 125.000,00 Türk lirası bedelli olarak doldurulup banka tarafından şikayetçi aleyhine icra takibine konu edildiği belirtilerek, şüphelilerin atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği somut olayda, Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığınca, her ne kadar yerleşik Yargıtay içtihatları dikkate alındığında senede karşı senetle ispat kuralı gereğince senedin veriliş amacına aykırı doldurulduğunun yazılı belge ile ispatının gerektiği ve takibe konu senedin veriliş amacına aykırı doldurulduğuna ilişkin yazılı delil bulunmaması gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; müştekinin senedi 24/07/2013 tarihli genel kredi sözleşmesi için teminat olarak verdiğini belirtmesi, dosya içerisinde mevcut taraflar arasındaki menfi tespit davasına ilişkin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/625 esas sayılı dosyasına sunulduğu anlaşılan 18/02/2020 tarihli ve bilirkişi Mustafa Tosun tarafından düzenlenen ayrık görüş raporunda suça konu senedin konusuz kaldığına yönelik tespitte bulunulmuş olması karşısında; ilgili bankaya müzekkere yazılarak takibe konu senedin hangi kredi sözleşmesine istinaden ve kim tarafından verildiğinin açıklığa kavuşturulması, İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2016/24210 sayılı takip dosyası ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/625 esas sayılı dosyanın getirtilerek incelenmesi, takibe konu senet üzerinde yer alan imzalar ile diğer yazı ve rakamların müştekinin veya şüphelilerin eli ürünü olup olmadığının ve aynı kalemden çıkıp çıkmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi de yaptırılarak, sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; şüpheliler hakkında açığa imzanın kötüye kullanılması ve görevi kötüye kullanma suçlarından Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2021 tarihli ve 2018/9491 Soruşturma, 2021/1984 Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının, ilk olarak şikâyetçi vekiline elektronik tebligat yoluyla 12.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, devamında şikâyetçi vekilinin 24.06.2021 UYAP havale tarihli dilekçesi ile soruşturmanın akıbeti hakkında bilgi verilmesi ile soruşturma neticesinde bir karar verilmesi halinde kararın tarafına tebliğini talep ettiği, bunun üzerine şikâyetçi vekiline kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın posta yoluyla tekrar tebliğe çıkartılması üzerine 16.07.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve avukatın 02.08.2021 UYAP havale tarihli dilekçesi ile bu karara yönelik itirazda bulunduğu, bununla birlikte elektronik tebligat yoluyla yapılan tebliğe ilişkin mazbatada ... olan avukat isminin ... olarak yazıldığı ve UETS adresi dışında da başkaca bir adres bilgisine yer verilmediği anlaşılmakla, dosya kapsamına göre şikâyetçi vekilinin itirazının süresinde olup olmadığının denetlenebilmesi bakımından; şikâyetçi vekili Avukat ...'ün tebliğ tarihinde elektronik tebligat adresi bulunup bulunmadığının, 12.04.2021 tarihli tebligatın bu avukata gönderilip gönderilmediğinin, tebligatın düzenlenmesi sırasında avukat yönünden soyadı yanlışlığı (.../...) yapılıp yapılmadığının belirlenmesinden sonra dosyanın kanun yararına bozma incelemesi amacıyla gönderilmesinin gerektiği, bu haliyle dosyanın kanun yararına bozma talebini incelemeye elverişli olmadığı anlaşılmakla; gereğinin yerine getirilmesi bakımından soruşturma dosyasının, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Oy birliğiyle, 04.12.2023 tarihinde karar verildi.