Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/9675 E. 2024/10467 K. – Resmi Belgenin
Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9675
- Karar No
- 2024/10467
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/78 E., 2022/256 K. SUÇ : Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, hükmün tefhim edildiği tarihte sanığın başka suçtan cezaevinde hükümlü olarak bulunması nedeniyle, Mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezaevinde bulunan sanığın tutuklu/hükümlü bulunduğu ceza infaz kurumu müdürü veya tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin" de yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği hâlde, bu hususun hüküm fıkrasına yazılmamış ve tefhim edilmemiş olduğu, ayrıca 22.03.2022 tarihli karar oturumunda, dava dosyası numarasıyla ilgili yanıltılan sanığın, aynı mahkemenin 2021/2385 esas sayılı dava dosyasına yönelik Yargıtay İlgili Ceza Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere 23.03.2022 havale tarihli temyiz dilekçesini Silivri 5 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğüne verdiği, ancak söz konusu dilekçenin mahkemesine iletilmediği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek ve Mahkemenin temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin 11.03.2015 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede: 03.01.2013 tarihinde hırsızlık şüphelisi olarak göz altına alınan ve üzerinde kimlik belgesi bulunmayan sanığın, söz konusu eylem nedeniyle hakkında işlem yapılmasını engellemek amacıyla, kolluk görevlilerine kardeşi mağdur ...'in kimlik bilgilerini söyleyip, mağdur kardeşi hakkında soruşturma işlemlerinin yürütülmesini ve Bakırköy 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/89 esasına kayden kamu davası açılmasını sağladığı iddia olunan olayda, 1. 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde tanımlanan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşabilmesi için işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.04.2014 tarihli ve 2013/9-542 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararında ayrıntılı olarak açıklandığı ve Dairemizin yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesindeki “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşabilmesi için ise, bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesinin gerekmesi karşısında; Somut olayda, hırsızlık suçundan şüpheli olarak yakalandığı ve hakkında soruşturmaya başlandığı sırada sanığın, kardeşi mağdur ...'in kimlik bilgilerini kolluk görevlilerine söyleyip, adı geçen hakkında soruşturma yürütülmesini ve kamu davası açılmasını sağladığı anlaşılmakla; sanığın suç işlediği şüphesi ile yakalandığı sırada kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması eyleminin seri muhakeme usulüne tabi 5237 sayılı Kanun'un 268 inci maddesinde düzenlenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Kanunun 206 ncı maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; Sanığa isnat edilen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığı gözetilerek sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.