Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2022/9087 E. 2025/2625 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/9087
- Karar No
- 2025/2625
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/691 E. 2022/419 K. SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden; Yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanunî takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2. Kabule göre de; a. Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/03/2016 tarihli ve 2015/1501 Esas, 2016/473 Karar sayılı ilk hükmüne yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilmeden fazla ceza tayini, b. Sanığın eylemi, nedeniyle, 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin şartları oluşmadığı halde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ve artırım yapılarak fazla ceza tayini, c. Sanık hakkında kurulan hükümde sübuta konu suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira olarak gösterilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.