Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/43004 E. 2024/15490 K. – Kamu Kurum Ve

Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Olarak Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/43004
Karar No
2024/15490
Karar Tarihi
Konu
Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Olarak Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/173 E., 2021/40 K. SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, katılan vekilinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 318. maddesi uyarınca reddine oy birliğiyle karar verildikten sonra gereği görüşüldü; gereği düşünüldü: A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 31.03.2022 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık ...'ın .. .. Tıp Merkezinin Başhekimi, ortağı ve tıbbi konulardan sorumlu müdürü, ... ..'ün ise, idari ve parasal işlemlerden sorumlu şirket müdürü olduğu, ...'nın dahiliye uzman hekimi sıfatıyla 10/08/2007-16/09/2009 tarihleri arasında yaklaşık 2 yıl süre ile ... ... Tıp Merkezinde dahiliye uzmanı olarak çalıştığı, sanık ...'nın bu süre içerisinde tıp merkezine hiç gelmediği, dahiliye servisinde muayene işlemlerini tıp merkezinin aynı zamanda sorumlu hekimi olan ...'ın yaptığı, sağlık karneleri ve reçetelerin ... tarafından yazıldığı, ancak uzman hekimin imzasının gerektiği durumlarda aynı şekilde rapor ve reçetelerin .. tarafından yazılıp imzalanmak üzere ...'nın ... muayenehanesine götürüldüğü, .. .'nin hastaları görmeden rapor ve reçeteler ile sağlık karnelerine kaşesini basıp imzaladığı, tıp merkezince medula sistemi üzerinden muayeneleri uzman hekim ... tarafından gerçekleştirilmiş gibi kuruma fatura edildiği, kurum zararının 522.328 TL olduğu, böylelikle sanıkların nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddia edildiği eylemde; Dairemizin 2022/5600 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinde; Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/11 esas sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin 2007-2008-2009 yılları, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.03.2010 olduğu, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/173 esas sayılı dosyasındaki suç tarihlerinin 10.08.2007-16.09.2009, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.01.2012 olduğu, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu her iki eylemde yer alan TIP Merkezinin, sanıkların aynı olduğunun anlaşılması karşısında; her iki eylem arasında fiili ve hukuki kesinti olup olmadığı, mükerrer dava olup olmadığının ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilmesi bakımından her iki dosyanın birleştirilerek görülmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirildikten sonra hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ... müdafinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/43004, K. 2024/15490, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-43004-e-2024-15490-k-d072d545d36d