Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/28285 E. 2024/9760 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/28285
- Karar No
- 2024/9760
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/180 E., 2019/116 K. SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede; Bozma üzerime, yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 07.06.2017 tarihli, 2017/7064 Esas ve 2017/13963 Karar sayılı bozma ilamına konu Mahkemenin 27/12/2013 tarihli 2013/464 Esas ve 2013/647 Karar sayılı mahkûmiyet hükmünde sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmolunup tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, bu kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrasında kurulan hükümde kazanılmış hak ilkesi hatalı uygulanarak sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı CMUK'nin 326/son maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından TCK’nin 58. maddesine ilişkin bölümün tamamen çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.