Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/23879 E. 2025/14263 K. – Hizmet Nedeniy

Konu: Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/23879
Karar No
2025/14263
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/188 E., 2016/223 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın, katılan şirket ile imzaladığı finansal kiralama sözleşmesine istinaden bir adet plastik makinesini teslim almasına rağmen finansal kira sözleşmesindeki yükümlülükleri yerine getirmediği, katılan şirket tarafından sanığa 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 23/1. maddesi uyarınca fesih ihbarnamesi gönderilerek 60 gün süre verildiği, süresinin dolmasına ve sözleşmenin fesholmasına rağmen sanığın finansal kiralama konusu malı teslim etmeyerek kaçırdığı iddia edilen olayda; suç tarihinde yürürlükte bulunan mülga 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu'ndaki sözleşmeden doğan davaların ticari dava niteliğinde bulunduğu yönündeki 31. madde hükmüne benzer bir düzenlemenin inceleme tarihinde yürürlükte bulunan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nda yer almaması ve finansal kiralama sözleşmesinin tarafı konumunda bulunan sanığın kira konusu aracı ticari bir işletmenin faaliyetleri çerçevesinde kiralamamış olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin sübutu halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/1. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilerek yapılan incelemede; Sanığa yüklenen “güveni kötüye kullanma” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 155 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 24.10.2014 tarihinde yapılan sanığın sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 05.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/23879, K. 2025/14263, T. 05.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-23879-e-2025-14263-k-e20c7c5cd054