Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22924 E. 2025/2909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22924
- Karar No
- 2025/2909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/213 E., 2015/147 K. SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde;sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Kurum Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan kurum vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar hakkında Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Kurum Vekili ve Cumhuriyet Savcısının Temyizi Yönünden; Sanık ...'ın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre sanığın hükümden sonra 28.10.2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu; ayrıca sanıklara yüklenen "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle sanıkların son sorgusunun yapıldığı 17.12.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı ve ölüm nedeniyle; 5271 sayılı CMK'nın 222/8. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 06.03.2025 tarihinde karar verildi.