Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/22062 E. 2025/4901 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22062
- Karar No
- 2025/4901
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/122 E. 2015/238 K. SUÇ : Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle dolandırıcılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Serbest meslek sahibi kişilerin; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 65 inci maddesinin 2 inci fıkrasında belirtildiği üzere, sermayeden ziyade şahsi mesaiye ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapan kişiler olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu gereğince de serbest meslek makbuzu düzenlemeyip, fatura düzenlemek zorunda olan kişinin ticari mahiyetteki işinin serbest meslek faaliyeti kapsamında olmadığı, somut olayda ticari mahiyetteki emlakçılık işiyle uğraşan sanığın serbest meslek sahibi kişilerden olmadığı anlaşılmakla; davaya konu 06.08.2010 tarihli protokol gereği katılandan bedelini almasına rağmen taahhüt ettiği gayrimenkulleri katılana devretmemesi şeklinde iddia olunan eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı değerlendirilmiştir. Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 16.08.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2025 tarihinde karar verildi.