Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/18541 E. 2023/7360 K.

Konu: Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/18541
Karar No
2023/7360
Karar Tarihi
Konu
Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2011/367 E., 2014/362 K. SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi Onama, kısmi düzeltilerek onama, kısmi bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2011/367 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafi ile ... ve ... müdafinin temyiz istekleri vekalet ücreti verilmesi gerektiğine, katılanların temyiz isteği ise atılı suçun oluştuğuna, beraat kararının yanlış olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Temyiz isteminde bulunmayan katılanlar ve şikayetçiler ile temyiz kapsamında talepleri değerlendirilen katılanların, 2007 yılında kurulan ... Eğitim Ltd. (MGM) adlı dershanede yönetici ve farklı miktarlarda hisse sahibi olan sanıklara ait dershanede eğitim almaları için çocuklarını 2008-2009 eğitim dönemi için 2008 yılı Nisan ayından itibaren kayıt ettirmeleri, bir kısmının peşin ödeme yapması, bir kısmının taksitle anlaşma sağlayıp senet vermeleri, dershane yetkililerinin Ocak 2009 itibariyle dershaneyi kapatarak kaçmaları biçimindeki eylemleri nedeniyle sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. 2. Sanıkların özetle, dolandırıcılık kastı ile hareket etmediklerini, ekonomik zorluklar nedeniyle ödenmeyen öğretmen maaşlarının ödenmesini temin etmek için senetlerin bankalara sunularak kredi çekildiğini, ancak dershanenin kapanmasını engelleyemediklerini, bir kısım katılan ve şikâyetçiyi başka dershanelere yönlendirdiklerini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmedikleri, katılan ve şikâyetçilerin bir süre eğitim aldıklarını, bir kısım senetleri ödeyerek geri aldıklarını, dershane kapanıncaya kadar eğitim aldıklarını, ödenmeyen senetler yönünden bankalardan ihtar aldıklarını, bir kısmının daha önceki yıllarda da eğitim aldıklarını, bazı katılanların tüketici hakem heyeti kararı ile senetlerine ulaştıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır. 3. Mahkeme tarafından "...Somut olayda tüm dosya kapsamı ve müşteki beyanları dikkate alındığında, dersane yöneticileri ve ortakları olan sanıkların katılan ve müştekilerin çocuklarını dersaneye kayıt ederken ve öğrenim bedellerine ilişkin senetler verilirken kendilerini kandarmaya yönelik bir davranışlarından bahsetmedikleri gibi sanıkların hile oluşturacak bir hareket birliği içinde olduklarıda kanıtlanamamıştır.Senetlerin alınacak hizmet bedeli olarak hukuki ilişki içinde verilmiş olduğu bellidir.Ancak dersane tarafından eğitim faliyeti devam ettirilemiyerek alınan senet karşılığı olan hizmet tam olarak müşteki ve katılanlara sunulamamış olduğundan nakit yapılan ödemeler yönünden dersane için sebebsiz zenginleşme olgusu meydana gelmiş,henüz vadesi gelmemiş olan senetler ise bedelsiz kalmıştır.Dersanenin velilerden almış olduğu ve karşılığı olan hizmeti sunamadığı senetleri bankalara kredi karşılığı vermesi halinde ise öğrenci velisi olan müşteki ve katılanlara yönelik hileli bir eylemden söz edilmesi mümkün olmamaktadır. Taraflar arasında hizmet ilişkisi kapsamında oluşmuş hukuki bir ihtilafın söz konusu olduğu kanatine varılmıştır. Dolandırıcılık suçunun unsurlarından olan hile unsurunun öğrenci velisi olan müştekilere karşı kullanıldığı ise ispatlanamamıştır..." gerekçesiyle temyize konu beraat kararları verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; 1136 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 19.08.2019 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. V. KARAR 1. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2011/367 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararında katılanlar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanların temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2. Sanıklar ... Ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2011/367 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafi ile katılanların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; "3.000 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanıklara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2014 tarihli ve 2011/367 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar ile sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, başkaca yönleri incelenmeyen hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/18541, K. 2023/7360, T. 19.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2021-18541-e-2023-7360-k-37589bd3e5f5