Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2013/16797 E. 2013/11764 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16797
- Karar No
- 2013/11764
- Karar Tarihi
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 11.06.2013 gün ve 2013/9512/36685 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25.06.2013 gün ve KYB.2013/218125 sayılı ihbarnamesi ile; Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık ...'ın, 2004 sayılı icra ve İflâs Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca 10 gün tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Konya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 31/10/2012 tarihli ve 2012/108 değişik iş sayılı kararının kesinleşerek infaza verilmesini müteakip, hükümlünün cezasının hak ederek salıverilme tarihi olan 21/03/2013 tarihine kadar denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin, Kahramanmaraş İnfaz Hâkimliğinin 12/03/2013 tarihli ve 2013/695 esas, 2013/695 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2013/408 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. 1- Konya 4. İcra Ceza Mahkemesinin 31/10/2012 tarihli ve 2012/108 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede; 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 5358 sayılı Kanunla değişik 340. maddesinde yer alan, "111 inci madde mucibince veya alacaklının muvafakati ile icra dairesinde kararlaştırılan borcu ödeme şartını, makbul bir sebep olmaksızın ihlal eden borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra borçlu borcun tamamını veya o tarihe kadar icra veznesine yatırmak zorunda olduğu meblağı öderse tahliye edilir; ödemelerini tekrar keserse, hakkında tazyik hapsine yeniden karar verilir. Ancak, bir borçtan dolayı tazyik hapsinin süresi üç ayı geçemez." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Konya 4. icra Ceza Mahkemesince borçlu-sanığın 3 aya kadar tazyik hapsi yerine, 10 gün tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet yok ise de, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 04/05/2009 tarihli ve 2009/2645 esas, 2009/3167 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, önceki hükümde takdir edilen ceza süresinin borçlu yönünden kazanılmış hak oluşturduğu cihetle, sanığın 10 güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/03/2013 tarihli ve 2013/408 değişik iş sayılı kararına yönelik yapılan incelemede, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarih ve 214-181 sayılı ve 17/04/2004 tarih ve 32-97 sayılı kararlarında belirtildiği gibi infaza ilişkin hususların kazanılmış hak oluşturmayacağı değerlendirilerek yapılan incelemede, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 45. maddesinde, suç karşılığı uygulanacak yaptırımların, hapis ve adlî para cezası olarak belirlendiği, diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı Hakkında Kanun'un 1. maddesinde bu Kanun'un amacının, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğunun belirtildiği, bu haliyle 5275 sayılı Kanun'un ceza ve güvenlik tedbirlerine dair hususları kapsamakta olup tazyik hapislerine ilişkin bir hususa yer vermediği keza Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi jle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 193/4. maddesinde yer alan "Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adlî sicil kayıtlarına işlenmez." hükmü ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16-220-231 sayılı ilâmı birlikte değerlendirildiğinde, disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığı ve kısmi bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağının anlaşılmasına göre, 5275 sayılı Kanun'a 6291 sayılı Kanun'un 1 ve 2. maddeleri ile eklenen geçici 3 ve 105/A maddeleri ile 6411 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 4. maddesiyle getirilen hükümlülerin cezalarının bir kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı şeklindeki düzenlemenin hapis ve adlî para cezasına mahkûm olan hükümlüler yönünden uygulanması gerekeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Kahramanmaraş 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.03.2013 tarihli ve 2013/408 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.