Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/9800 E. 2013/15237 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/9800
- Karar No
- 2013/15237
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nüfus cüzdanında sahtecilik, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-..., ..., ... haklarındaki davanın, ortadan kaldırılması, 2-... : a) Hakkında 2001-2004 yıllarına dair davaların, ortadan kaldırılması (belirtilen yıllara dair nitelikli dolandırıcılık suçları için) b)Beraat (resmi belgede sahtecilik suçu için) Dosyadaki 15.03.2010 tarih 2010/3 karar numaralı Polatlı İlçesi DGD-ÇKS İlçe Tahkim Komisyon Kararına ekli ve sanık ... için tanzim edilen “2001 ,2002, 2003, 2004, 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait doğrudan gelir desteği, mazot-gübre desteği, yem bitkileri desteği, sertifikalı tohumluk kullanımı desteği ve kuraklık desteği geri ödeme icmaline” göre sanık ...'ın haksız menfaati temin ettiği tarihlerin bu belgede belirtildiği, bu tarihlerin 2001 için 05.02.2002, 2002 için, 21.07.2003, 2003 için 01.11.2004, 2004 için 06.05.2005 olduğu, bu tarihlerin sanık ... yönünden suç tarihi kabul edilmesi gerektiği cihetle; tebliğnamedeki “II(2)” numarada belirtilen bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır 1-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında nüfus cüzdanında sahtecilik, sanık ... hakkında “2001 yılı için aldığı DGD nedeniyle dolandırıcılık” suçlarından zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararına yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklar ..., ... ve ...'a yüklenen "nüfus cüzdanında sahtecilik", sanık ...'a yüklenen “dolandırıcılık” (2001 yılı için aldığı DGD nedeniyle) suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının suçun işlendiği tarihten hüküm tarihine kadar gerçekleştiğinden kamu davasının ortadan kaldırılması gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 2-Sanık ... hakkında “2002(dahil)-2004(dahil) yılları arasında almış olduğu DGD nedeniyle dolandırıcılık” suçundan zamanaşımı nedeniyle verilen ortadan kaldırma kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002, 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin DGD nedeniyle dolandırıcılık” suçlarının yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihlerinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmediği gözetilmeden, suç tarihinin belirlenmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, inceleme tarihi itibariyle anılan sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 3-Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat kararına yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarında ise; Sanığın sahte olduğunu bildiği belgelerle DGD için ilgili kuruma başvuruda bulunduğunun iddia olunması, kendisi yerine muvafakatnamelere sahte imza atılan mağdur ...'de devletten destekleme tazminatı almadığını ifade etmesi, sanık ... savunmasında temin etmiş olduğu sahte nüfus cüzdanına istinaden sanığa, ... yerine muvafakat verdiğini sanık ...'in de bu muvafakat ile DGD başvurusunda bulunduğunu kabul etmesi, sanık ise kardeşi Şerfe'nin kendisine muvafakat vermediğini, İlçe Tarım müdürlüğüne kardeşi Cemal'in müracaat ettiğini, kendisinin sahte belgelerden haberdar olmadığını savunması, DGD nedeniyle menfaat sağlayan kişinin sanık olması, sanık ...'ın açık beyanı ve dosya kapsamından sanığın sahte elde edilen kimlikten ve sonrasında mağdur ... yerine imza atılmasından haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uymaması, kaldı ki sahte kimlikten haberdar olmadığı bir an varsayılsa bile DGD müracatlarında ibraz edilen muvafakatnamelere mağdur ...'nin bilgisi ve rızası dışında imza atılması nedeniyle anılan belgeyi içerik itibariyle sahte hale getirmesi, sanığında bu belgeleri kullanması ve mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (2005-2008 yılları arası) ve zamanaşımı nedeni ile ortadan kaldırma kararı verilen (2001-2004 yılları arası) dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken de, sanığın mağdur ...'nin hissesine düşen doğrudan gelir desteğini sahte belgelerle aldığının kabul edilmesi, iddianamede de sanığın sahte olduğunu bildiği belgelerle DGD ödemelerini aldığının ve zincirleme şekilde sahte resmi belge kullandığının anlatılması karşısında yüklenen suçu işlediği dosyada mevcut birer suretleri onaylı DGD için başvuruda kullanılan belgeler, mağdur ve sanık anlatımları ve diğer delillerle anlaşılıp, sübuta erdiği gözetilmeden, mahkumiyete yeterli delil olmadığı yönündeki isabetsiz gerekçelerle beraate hükmolunması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.